Türkiye Ağrı İle Yaşıyor

“Türkiye’nin Bilimsel Ağrı Envanteri” ne göre, Türklerin yüzde 69’u yani 48 milyon kişi ağrı ile yaşıyor. En çok baş ağrımız ağrıyor, kadınlar erkeklere göre daha şanssız, yaşlandıkça ve gelir seviyesi düştükçe ağrılarımız kronikleşiyor.
Prof. Dr. Cankat Tulunay
Klinik Farmakoloji Derneği
Ağrı ile ilgili Türkiye’nin 7 bölgesinde 4 bin kişinin katılımı ile gerçekleştirilen araştırma ile bölge, cinsiyet ve yaşlara göre dağılımı, yaşam standart, sosyal hayata etkisi, tedavi yöntemleri, ekonomik maliyeti gibi noktalar aydınlığa kavuşturuldu.
Yanlış bilgiye dayalı tedavi yöntemlerinin bertaraf edilmesi açısından da önemli verileri ortaya koymaktadır. Bu veriler iyi değerlendirildiğinde Türkiye’de yaşam kalitesi artar ve tedavi daha etkin hale gelir, maliyetler önemli ölçüde düşür.
Bugüne kadar Avrupa’nın en gelişmiş 16 ülkesinde çıkartılan “Ağrı Haritası”nın Türkiye’de ağrı sorunlarının çözümünde önemli bir rol oynaması bekleniyor.
Türklerin En Çok Başı Ağrıyor
Türkiye’nin yüzde 69’u yani yaklaşık 48 milyon kişinin ağrıyla yaşıyor ve bunların büyük kısmı kadın. Baş ağrısı çoğunlukta. Araştırma sonuçlarına göre, Doğu Anadolu Bölgesi’nin en çok ağrı çeken bölge. Yaşlandıkça ve gelir seviyesi düştükçe ağrılar kronikleşiyor, kentli ve genç insanlar ise akut ağrıdan muzdarip.
“En sık kullanılan ağrı kesici Aspirin”
Türkiye’de ağrı yaşanların yüzde 85’inin ilaca kullanıyor. Türkiye’de en sık kullanılan ağrı kesici ise ‘Asprin’. Asprin’nin tercih edilmesinin en önemli neden ise; ağrıları hızlı kesmesi, diğer ilaçlara göre daha etkili olması ve daha ekonomik olması.
“Ağrımızın nedenini bilmiyoruz”
Türkiye Bilimsel Ağrı Araştırma’sının sonuçlarına göre ağrı yaşayanların yüzde 58’i ağrısının nedenini bilmiyor. Ağrının teşhis ve tedavisi için en az üç doktor değiştiriliyor, kronik ağrı yaşamasına karşın hala doktora gitmeyenlerin oranın ise yüzde 21. Ağrının tedavisi için alternatif yöntemlerin de deneniyor. Tedavi yöntemleri ile ilgili önemli bir bilgi kaynağı medya.
“Ağrı nedeni ile yürüyemiyor, günlük işlevleri yerine getiremiyoruz”
Ağrı sosyal yaşamı olumsuz etkileyen önemli bir faktör. Kronik ağrı yaşayanların yüzde 52’si kendini sürekli yorgun hissediyor, yüzde 11’i artık yürüyemiyor, yüzde 10’u ise şikayetlerinden dolayı artık cinsel ilişki yaşayamıyor. Kronik ağrı çekenlerin yüzde 36’sı tedavi için tüm parasını harcamaya hazır. Kronik ağrı çekenlerin yüzde 25’i ise bazen ölümü bile düşünecek duruma geliyor. Hissettikleri ağrı ve konsantrasyon sağlayamadıkları için kronik ağırı yaşayanların yüzde 21’i işini kaybediyor. Yurtdışıyla karşılaştırıldığında, yaşlı nüfus nedeni ile Avrupa’da kronik ağrı yaşama süresi Türkiye’den daha uzun. Avrupalılar ilaca bağlı hale gelmekten daha çok endişe ettikleri için daha kontrollü ilaç kullanıyor.









