Ağlarken Güldüren Sanatçı Zeki Alasya

17.10.2012
1.672
Ağlarken Güldüren Sanatçı Zeki Alasya

Türk sinemasının yaşayan efsanelerinden, ağlarken güldüren sanatçı Zeki Alasya. Dile kolay 40 yılı aşkın süredir sahnelerde ve her daim başarılı.. Gözlerindeki masum, saf ve sevgi dolu bakışlarıyla Türk halkının gönlünde taht kurdu.

———

Ağlarken güldüren efsanevi sanatçı Zeki Alasya… 37 yıl Zeki –Metin ikilisini ailemizin fertleri olarak benimsedik, sevdik, tiyatroda, televizyonda, sinemada soluksuz, hayranlıkla izledik. Ağlattırken, güldüren, güldürürken düşündüren, mesaj dolu yapıtlarla birçok kişi için model oldu, ZEKİ ALASYA.. O HER ZAMAN SANATÇI GİBİ SANATÇI OLMAYI BAŞARAN NADİR İNSANLARDAN BİRİ…

Yufka yürekli, saf karakterdeki rolleriyle ile tanıdık onu.  Seyircisine sanatıyla doğruyu, güzeli, dürüstlüğü ve sevgiyi aşıladı.. Dostluğun en güzel örneğini sanat yaşamının 37 yılını birlikte paylaştığı Metin Akpınar ile birlikte sergiledi. Zeki Alasya’nın 40 yıllık sanat yaşamını
ile sıcacık bir sohbetle paylaşmaya hazır mısınız?

Zeki Alasya: Sıraselviler’in girişindeki Arena Tiyotrosu’nda 1962-63 profesyonel olarak tiyatroya başladım ama bunun daha evveliyatıda var. Ulvi Uras tiyatrosuna 1964- 65 yılında transfer olduk. Türkiye’nin ilk kabare tiyatrosunu 1 Eylül 1967 yılında rahmetli Haldun Taner, Metin Akpınar, Ahmet Gülhan ve ben “ Devekuşu Kabare Tiyatrosu” ile kurduk. 1987-88 yılına kadar  da devam ettik. Dağıldıktan sonra 1992 yılında bir deneme daha yaptık ama sağlıklı olmadı. Bu arada 1968 yılında sinema, 1972 yılında sinema başladı. Buralarda çok önemli işler yaptık, önemli olaylar gerçekleştirdik. Bu böyle 1986 yılına kadar ara vermeden sürdü. O yıl başlayan ölü dönem sonrası ara verdik ve 1998-99 yılında geri dönüş yaptık.
BAŞARIDA ŞANSA, ZEKAYA VE  ÇALIŞKANLIĞA İNANIRIM
Zeki Alasya: Ben başarının bir reçetesi olduğuna inanmıyorum. Kabiliyete de fazla prim vermiyorum. Zeka, çalışkanlık çok önemli ama bence göz ardı edilmeyecek bir diğer nokta şans. Ben şansa çok önem veriyorum çünkü benim başladığım dönemde benden çok daha başarılı bir çok isim vardı. Benim kadar şanslı olamadıkları için bugüne kadar gelemediler. Bu işte belli bir zekanın üstünde olmak gerekiyor tabii şansla birlikte. Birileri sizi yönlendirdiğinde bir şey yapabilirsiniz ama o yaratıcılığınız olmaz kalıcı da olamazsınız. Ben yaptıklarıma bakınca şaşıyorum. Çok hatalar yaptığımı görüyorum, bazılarımızın müthiş dediği şeyleri, ben hiç sevmiyorum ama artılarımız eksilerimizden daha fazla ki sonuçta bu noktaya gelmişiz, belli bir çizgi ve ismimiz oldu. Batı ülkelerinde sizin jenerasyonunuz sizi sever sizi tutar ama ülkemizde ben 20 yaşındayken de 7 den 70 e seyircimiz vardı  şimdi de var. Türkiye’de sanatçı olmak da çok büyük bir şans demek ki.
“TİCARETİ BİR TÜRLÜ ZEKİ’CE YAPAMADIM”
Zeki Alasya; Çok sevdiğim halde bir türlü ticarette başarılı olamadım.  Para kazanmayı ön plana çıkaracaksınız, tutumlu olacaksın. Oyunu kurallarına göre oynarsanız, ticarette başarılı olursunuz. Ben çok iyi niyetliyim. Bu da ticaretin kurallarına uymuyor.. Kimseye kin gütmem. Aklı başında ekonomi politikanız varsa parasız olmanız mümkün değil ama ben konuda çok beceriksizim. Çok lüzumsuz şeylere para harcadım. Hala kiracıyım birikmiş param yok. Dolayısıyla ölene kadar çalışmak zorundayım ama Metin öyle değil istediği gibi çalışabilir ya da çalışmayabilir.. Çok akıllı bir ekonomi uyguladı cimri de bir adamdır. Kişiden kişiye değişiyor bu işler.. Zaman zaman bazı konularda pişmanlık duymamak mümkün değil..
“DİYABETİK OLDUĞUMU 14 YIL ÖNCE TESADÜFEN ÖĞRENDİM”
Zeki Alasya; Bana bir şey olmaz diye kendimi yıllarca kontrol ettirmedim. Tesadüfen şeker hastası olduğum ortaya çıktı. Bu hastalık insanın hayatını değiştirecek bir hastalık değil. Dikkat edilmezse çok tehlikeli. Ama yaşamanın biçimini doğru kurarsanız kol kola yaşayacağınız bir hastalık. Zaten çok sağlıklı bir ailenin çocuğu da değilim. Ailenin 60 yaşını geçen ilk erkeğiyim. Bütün aile omuzlarında ‘Tek gururumuz sensin’ diyor. Hastalık beni hiç etkilemiyor belli şeylere dikkat etmek zorunda kalıyorsunuz. Mesela yabancı damat dizisinde baklavacı rolünü oynuyorum çalışmamım çoğu baklava tepsilerinin başında geçiyor ve sadece bakıyorum bu bile yeterince bir izdirap oluyor benim için.
“YENİDEN BAŞLAMA ŞANSIM OLSA ASLA ORTAK ÇALIŞMAM”
Zeki Alasya; Metin Akpınar ile 1997 yılında yollarımızı ayırdıktan sonra uzun süre iş yapamadım. İki yıl sonra “Gülü Güle” de yine beraber olduk. 3- 4 yıl da bir Zeki-Metin olayı yapıyoruz ama onun dışında tek başıma çalışmak çok güç oldu. 37 yıl uzun süren bir evlilik gibi düşünün ayrıldıktan sonra kişi karşı cinsten biriyle birlikte olmak istemez bu da onun gibi bir şey bir duygu. Sanat yaşamıma başka çarem olmadığı için devam ettim. Çok param olsaydı çalışmaya gereksinimim olmasaydı belki de yapmazdım. Güzelliği tadında bırakmak lazım ama şartlar zorlayınca olmuyor. Şimdi elden geldiğince o çizgiyi bozmamaya çalışıyorum. Eğer bir daha dünyaya gelme şansım olsa yine sanatçı olurdum ama asla bir ortakla çalışmazdım. Tek başına çalışırdım. Çok taviz vermek zorunda kalıyorsunuz hele taviz veren siz olursanız çok zor oluyor. Çok güzel günlerimiz oldu, çok büyük bir ikiliydik ama ben çok şey verdiğimi düşünüyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.