Bel Ağrısı ve Depresyon Birbirlerini Tetikliyor

06.03.2013
17
Bel Ağrısı ve Depresyon Birbirlerini Tetikliyor

Bel Ağrısı ve Depresyon Birbirlerini Tetikliyor

Bel ağrısı birçok insanın ortak şikayeti. Üstelik günlük yaşam kalitesini de oldukça derinden etkiliyor. Bel ve boyun ağrısı; omurga ve omurilik tümörleri, bel ya da boyun kemiklerinin birbirinin üzerinde yer değiştirmesi, omurga kırıkları ve yumuşak doku enfeksiyonu gibi birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Araştırmalar kadınlarda omurga kanalının daralmasına bağlı olarak ortaya çıkan bel ve bacak ağrılarında depresyon ile ağrı eşiğinin düştüğünü gösteriyor.

Yrd. Doç. Dr. Ömür Kasımcan

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı

Ağrının nedeni ciddi bir sorun da olabilir

Bel ve boyun ağrılarının sebebi basit bir kas spazmı gibi mekanik bir problem olabilir. Ancak bu şikayetlere, bel ya da boyun fıtığı, omurga ve omurilik tümörleri, bel ya da boyun kemiklerinin birbirinin üzerinde yer değiştirmesi, travmatik ya da osteoporotik omurga kırıkları ya da omurga, çevre yumuşak doku enfeksiyonu gibi ciddi bir patolojide olabilir. Bel ya da boyun ağrısı ile başvuran hastanın şikayeti ve bulguları detaylı olarak değerlendirilmelidir. Bütün bunlar altta yatan sebebin ciddi bir hastalık mı yoksa basit bir kas-iskelet sistemi problemi mi olduğunu ortaya koyacaktır. Muayenenin sonucunda yardımcı laboratuvar tetkiklerine başvurulabilir. Bunlar kan (hematolojik, biyokimyasal, mikrobiyolojik testler gibi) tahlilleri, görüntüleme yöntemleri (direkt grafi, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans gibi) ve kemik yoğunluğu ölçümü olarak sıralanabilir.

Depresyon ağrı eşiğini düşürebilir

Araştırmalar kadınlarda omurga kanalının daralmasına bağlı olarak ortaya çıkan bel ve bacak ağrılarında psikosomatik faktörlerinde rol oynayabileceğini düşündürüyor. Bel ve boyun ağrısı şikayetiyle gelen hastaların gerekli ölçümleri yapıldıktan sonra multidisipliner bir yaklaşım içinde değerlendirilmelidir. Çünkü bel ağrısı depresyon ve anksiyete gibi birçok psikososyal problemin sonucu olarak da ortaya çıkabiliyor. Bel ve bacak ağrıları olan hastalara zaman zaman ortopedi, algoloji ve hatta pskiyatrik değerlendirme gerekebilir.

Bu hastaları nasıl bir tedavi bekliyor?

Hastaların büyük bir kısmı medikal ya da fizik tedavi ile bel ve boyun ağrılarından kurtuluyor. Ancak kimi zaman hastaya takip ve hatta cerrahi müdahale gerekebiliyor. Başta bel fıtığı olduğu düşünülen hastaların önemli bir kısmında cerrahi tedaviye gerek yoktur. Ancak hastada konservatif yaklaşımla düzelmeyen şiddetli ağrılar, bu ağrılarla eşlik eden kuvvet kaybı, idrar tutamama gibi klinik tablo mevcutsa acil cerrahi tedavi gerekli olabilir. Cerrahi kararı verirken çok dikkatli davranmalı, hasta ile tedavinin her aşamasını paylaşılarak ve mevcut patoloji için en uygun cerrahi yöntem belirlenmelidir. Öncelikle hastanın mevcut klinik ve radyolojik bulguları değerlendirilmeli; sonrasında hastanın tanısına en uygun minimal invaziv yaklaşım en uygun yöntem olacaktır. Minimal invaziv cerrahi yöntemler, anatomiyi daha fazla koruyan, daha az kanamalı ve fizyolojiktir. Ancak bazı omurga ve omurilik hastalıklarında ameliyat sırasında omurganın sabitlenmesi ve füzyonu (kemik kaynaması) gerekebilir. Bu durumlarda vida ya da platin olarak bilinen stabilizasyon sistemlerini kullanmak gerekebilir. Her türlü cerrahi girişim öncesinde hastayı detaylı olarak bilgilendirilmelidir.

Omurga cerrahisinde ameliyat süresi kısalıyor

Başarı oranları yapılan cerrahi işlemin içeriğine, hastanın mevcut klinik bulgularına ve hastalığın ciddiyetine göre değişiyor. Ancak tek mesafe bel fıtığı olan bir hastanın ek başka problemi yok ise ve cerrahi endikasyonu varsa ameliyattan yararlanma olasılığı yüzde 90-95 olarak çeşitli kaynaklarda belirtiliyor. Bununla birlikte her cerrahi girişimde olduğu gibi omurga cerrahisinde cerrahiye bağlı komplikasyon gelişme olasığı mevcuttur. Genel olarak tüm cerrahi işlemler enfeksiyon, kanama ve fonksiyon kaybı riski taşırlar. Bu sebeple cerrahi karar için çok titiz davranılmalı; uygun zamanda, uygun yöntemle ve gerekli hasta ameliyat edilmelidir. Günümüz koşullarında, gelişen teknoloji ile sterotaksik hedefleme(nöronavigasyon) ve peroperatif elektrofizyolojik kayıt sistemlerinin (nöromoniterizasyon) birlikte kullanılması ile bazı cerrahi girişimlerde komplikasyon risk oranını azaltabilir.

YAZAR BİLGİSİ
Hergün güncellenen haberleri ve birbirinden özel yazarları ile takipçilerine çok özel bir dünyanın kapılarını aralayan SAGLİKVEYASAMDERGİSİ.com.tr, internette dergi standartlarında takipçilerine sağlıklı yaşamın renklerini sunuyor. Sağlıklı Yaşamın Pusulası’ olan www.saglikveyasamdergisi.com.tr sitesi Sağlık & Yaşam Dergisi’nin yazılı basındaki başarısının sanal ortamdaki en büyük destekçisidir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.