google.com, pub-2571312230047356, DIRECT, f08c47fec0942fa0 gtag("event", "ad_impression", {query_id: "CMz26sa46Y8DFdRrkQUd_t8rsQ", send_to: "G-97YMFGXZ6F"})

Bilinmeyen Yüzde 50 HIV’li Aramızda

Bilinmeyen Yüzde 50 HIV’li Aramızda

1 Aralık Dünya AIDS Günü öncesinde uzman hekim ve sivil toplum temsilcileri yetkililere seslendi: “Türkiye’de HIV gençler arasında hızla artıyor. Önce karar vericiler gerçekleri kabul etmeli. Gençlerin cinsel tercihleri ilgilenmek yerine güvenli cinsellik eğitimi verilmeli, ücretsiz ulaşabilecekleri önlemler artırılmalıdır. Tanısı konulmayan yüzde 50 HIV’li aramızda dolaşıyor.”

——

Gilead Türkiye ev sahipliğinde düzenlenen “HIV Zor Değil / HİÇ Zor Değil” temalı basın toplantısına katılan enfeksiyon hastalıkları uzman ve HIV alanında çalışan sivil toplum kuruluşları, yetkililerden tanı koymada etkili çözümleri hayata geçirmesini istedi.

Gençler arasında HIV vakaların hızla arttığına dikkat çeken konuşmacılar yetkililere seslendi ve şu önerilerde bulundu: “Gençlerin cinsel tercihleri ile ilgilenmek, onları yargılamak yerine gerekli cinsel eğitimleri zamanında vermek daha doğru bir adım olacaktır. Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı birlikte çalıştığında ancak başarı elde edilebilir. 30 yıldır uğraşıyoruz. Eğitim kitaplarına bir satır ekletmeyi başarabildik! Gençlere ücretsiz HPV aşı sağlanmalıdır. Gençler fakir, kondom onlar için pahalı bir ürün. Ayrıca beşte biri de nasıl korunacağını bilmiyor. Temel bilgi kaynağı yüzde 60 için sosyal medya. Devletin sağlık harcamalarında ayırdığı tedavi bütçesi basit, güvenilir, hızlı, ulaşılabilir testler sayesinde binde birine bile inebilir. Çünkü tespit edilemeyen kişilerde hastalığın ilerlemesi ve bulaştırmasını engelleyemeyiz. HIV testine erişimin kolaylaştırılması, damgalamanın azaltılması ve toplumda açık diyaloğun güçlendirilmesi Türkiye’nin HIV kaynaklı sağlık yükünü azaltacaktır”

HIV’de Bilgi Eksikliği ve Erken Tanının Önemi

1980’lerde ortaya çıkan HIV enfeksiyonu, tıptaki gelişmeler sayesinde bugün yönetilebilir bir kronik enfeksiyon haline geldi. Ancak buna rağmen toplumda HIV enfeksiyonu ve tedavi edilmediğinde ilerleyerek yol açabileceği AIDS hakkındaki bilgi eksikliği sürüyor. Bu durum, kişilerin test yaptırma konusunda çekingen davranmasına, dolayısıyla hem tanının geç konmasına hem de enfeksiyonun yayılmasına yol açıyor.

Gilead Türkiye Genel Müdürü Deepshikha Kiyawat, “Bugün biliyoruz ki, HIV ile ilgili zorluklarımız tıbbi değil; bilgi eksikliği, ön yargılar, sessizlik ve duygusal bariyerler. Bu nedenle doktorlarımız, özne dernekleri ve diğer sivil toplum kuruluşları ile çalışıyoruz ve hep birlikte ‘HIV HİÇ Zor Değil’ diyerek güvenli test yaptırmanın yollarına dair farkındalığı artırmayı amaçlıyoruz. Bugüne kadar 30 binden fazla ücretsiz ve anonim HIV testi bağışıyla erken tanı sürecine katkı sağladık. Türkiye’de yürüttüğümüz araştırma hibe programı kapsamında HIV, hepatit ve diğer enfeksiyon hastalıkları alanında toplam 2 milyon ABD dolarına ulaşan 84 projeye destek verdik. Önümüzdeki dönemde yeni inisiyatifler ile hep birlikte HIV epidemisini sonlandırmak için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

HIV ALANINDA UZMAN HEKİM VE DERNEKLERDEN MESAJLAR

Prof. Dr. Serhat Ünal (HAKED- HIV AIDS Korunma ve Eğitim Derneği)

HIV ile mücadelede tıbbi değil; önyargı ve dışlanma korkusu en büyük engelimiz. Toplumsal halk sağlığı sorunu olan HIV, ölümcül değil, kronik bir hastalık haline geldi. Tanı konma sürecindeki zorluk sonucu hastalık ilerliyor, hasta yayma devam ediyor. Ülkemizde şu anda yüzde 50 HIV’li hastaya ulaşabiliyoruz. Diğer yüzde 50’de hastalık ilerliyor, yaymaya devam ediyor. Bu ise sağlık sistemine ağır bir yük, iş gücü kaybı anlamına geliyor. Önlemek için erken tanı ve korunma yöntemleri hakkında toplumun bilgilendirilmesi, farkındalığın artırılması şart. Güvenilir, ucuz, ulaşılabilir, hızlı testlerin hızla yaygınlaştırılması gerekiyor. Gebelere kesinlikle HIV testi yapılmalı. HIV ile mücadelede en kritik adım, toplumda doğru bilgiyle farkındalığın artırılmasıdır. Kilit gruplarda düzenli tarama, erken tanı ve tedaviye yönlendirme hem bireysel sağlığı korur hem de toplumdaki genel HIV yükünü azaltır. Tıp alanındaki gelişmeler sayesinde HIV artık yönetilebilir bir enfeksiyondur; ancak damgalama ve bilgi eksikliği erken tanının önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor.”

Prof. Dr. Hüsnü Pullukçu (EKMUD- Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği)

“Toplumda HIV konusunda halen çok sayıda yanlış bilgi bulunuyor. HIV gündelik temasla, sarılmakla, aynı ortamı paylaşmakla ya da ortak eşya kullanımıyla bulaşmaz. Tedavi alan kişi kesinlikle bulaştırmaz. Bilinçlenmeyi ileriye taşımamız gerekiyor. Coğrafi bölge olarak Türkiye göç alan bir bölgede yer alıyor. Ayrıca hapishane gibi kapalı yaşayan yerlerde de bu konuda önlem alınması şart. Seks işçileri, transseksüeller, uyuşturucu kullanan 15-19 yaşları arasındaki kesimde yüzde 24 artış göze çarpıyor. Kadınlar partnerlerinin insiyati ile öğreniyor. En etkili korunma yöntemleri düzenli kondom kullanımı, düzenli test ve TÖP (Temas Öncesi Profilaksi) gibi modern korunma yaklaşımlarıdır. Yanlış kanılar damgalamayı beslediği için, bilimsel bilgiye dayalı iletişim ve sağlık okuryazarlığının geliştirilmesi büyük önem taşıyor.”

Prof. Dr. Yeşim Taşova (GÜNİDER- Güneydoğu Nöroloji İnfeksiyon Derneği)

“HIV tüm kişileri etkileyebilir ancak toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri ve bilgiye erişimdeki sınırlılıklar kadınları ve genç kızları daha kırılgan hale getiriyor. Kadınlarda tanı gecikmesi sık görülen bir durum ve bunun en önemli sebepleri damgalanma kaygısı ve sağlık hizmetine erişimde zorluklar. Oysa gebelikte HIV doğru yönetildiğinde bebeğe bulaş neredeyse tamamen önlenebilir. Erken tanı hem kadınlar hem çocuklar için hayat kurtarıcıdır.”

Prof. Dr. Ömer Fehmi Tabak (HIVEND- HIV Enfeksiyonu Derneği)

“HIV bir pandemidir. 1980’lı yıllarda ortaya çıkan hastalık 90 milyon kişiyi etkilemiştir. 45 milyon kişi bu salgında hayatını kaybetmiştir. Günümüzde sorunun çözümü tıbbi tedavi değil, erken tanı ile hastanın belirlenmesidir. Bunun için de testin yaygınlaştırılması gerekiyor. En hızlı ve etkili strateji testin yaygınlaştırılması, erken tanı ve tedaviye erişimin güçlendirilmesi.”

Prof. Dr. Ayşe Deniz Gökengin (AIDS ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Derneği)

“Ülkemizde tüm sağlık kuruluşlarında genel sağlık sigortası kapsamında olan kişiler için ücretsizdir ve güvenle yapılabilir. Sonuçların gizliliği yasal olarak korunur. Ayrıca kişi istediği takdirde, Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezleri’nde kimlik bilgilerini vermeden ve sağlık sigortası kapsamında olmasa da ücretsiz olarak test yaptırabilir. Teste kolay erişim ve gizliliğin korunması erken tanının önünü açıyor ve toplum sağlığına katkı sağlıyor.”

Prof. Dr. Asuman İnan (KLİMİK- Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği)

““Belirlenemeyen=Buluştırmayan burada anlatılmak istenen hastalık tedavi sonrasında altı ay sonra kanda belirlenemezse artık bulaştırmaz. Demek ki test ile belirlendikten sonra, tedavi başarıya ulaşır, kişi normal yaşamına devam edebilir. Öyleyse HIV Testi yaygınlaştırılmalı. Bu bilgi hem damgalamayı azaltmak hem de HIV ile yaşayan kişilerin yaşam kalitesini artırmak açısından kritik öneme sahip. Tüm bu olanaklara rağmen son 10 yılda ülkemizde 12 kat arttı. Önlem alınmazsa 2030 tablo daha ağırlaşabilir.”

Çiğdem Şimşek (Pozitif-iz Derneği)

“Tanı sonrası en büyük ihtiyaç güvenilir bilgi, psiko-sosyal destek ve mahremiyettir. İlk tanı çoğu zaman korku, belirsizlik ve yanlış bilgilerle karşılandığı için danışmanlık ve dayanışma büyük önem taşıyor. Dernekler olarak kişilerin tedaviye erişimini kolaylaştıran, hukuki ve sosyal destek sağlayan, yanlış bilgilerin önüne geçen bir yol arkadaşlığı sunuyoruz. Doğru bilgiye erişim damgalamayı azaltmanın en güçlü yolu.”

Nurcan Müftüoğlu (TAPV- Türkiye Aile Sağlığı Planlaması Vakfı)

“Gençler bilgiye çok hızlı ulaşsa da güvenilir ve bilimsel bilgiye erişimleri sınırlı kalabiliyor. Cinsellik eğitiminin çoğu zaman tabu olması riskleri artırıyor. Okullarda kapsamlı sağlık okuryazarlığı programları, genç dostu hizmet modelleri ve sosyal medya üzerinden bilim temelli bilgilendirme hem gençlerin sağlığını güçlendirir hem de uzun vadede HIV epidemisinin seyrini olumlu yönde etkiler.”

Yağmur Şenoğuz (Pozitif Yaşam Derneği)

“Damgalama ne yazık ki hâlâ çok yaygın ve bu durum iş hayatından sosyal çevreye, sağlık hizmetlerine erişimden gündelik hayata kadar pek çok alanda etkisini gösteriyor. Bu stigmanın temelinde HIV’e ilişkin yanlış bilgiler, ön yargılar ve toplumsal tabular yatıyor. Bilim temelli iletişim, medyanın doğru dili, topluma ve sağlık çalışanlarına yönelik eğitimler damgalamayı azaltmanın anahtarı. B=B mesajının yaygınlaşması ise hem kişilerin özgüvenini artırıyor hem de toplumdaki ön yargıları kırıyor.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.