Diyabetli Yaşamında 10 Saniyenin Anlamı 

Diyabetli Yaşamında 10 Saniyenin Anlamı 

Dünyada her 10 saniyede bir kişi diyabet ya da diyabetin neden olduğu komplikasyonlar nedeni ile yaşamını yitirmektedir. Günümüzde yarım milyardan fazla olan diyabetli sayının önümüzdeki 30 yıl içinde iki kattan fazla artarak 1,3 milyar kişiye ulaşması beklenmektedir.

Prof. Dr. Nermin Olgun

Diyabet Hemşireliği Derneği Başkanı

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, insülin hormonunun yeteri kadar üretilememesi ya da üretilen insülinin vücut tarafından yeteri kadar kullanılamaması nedeniyle ortaya çıkar. Hayat boyu devam eden bir sağlık sorunudur.

Farklı coğrafi bölgelerde görülme sıklığı değişmekle birlikte 0 yaşından, 90 yaşına kadar her yaş grubunda görülür. Cinsiyetten bağımsız olarak ortaya çıkar. Diyabet yaşam kalitesini düşüren maliyeti yüksek bir hastalıktır.

Diyabetli bireyin diyabet eğitimi alması gerekir

Diyabetli bireyler için; kan şekeri seviyelerinin açlık-tokluklarda hedeflenen değerlerde olması, göz, böbrek, kalp, beyin gibi organlar ve sinir sisteminde diyabete bağlı sorunların önlenmesi veya en aza indirilmesi hedeflenir. Bu bağlamda diyabetli birey, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kilonun kontrol altında tutulması gibi yaşam tarzı değişikliklerine dikkat etmeli; kendi kendine kan şekeri ölçümü ile kendisine reçete edilen insülin ve/veya ağızdan alınan ilaçları düzenli kullanması gerekir. Bu tedavi bileşenlerinin başarılı şekilde uygulanabilmesi için bireyin diyabet eğitimi alması ve kontrolünü sağlama konusunda beceri geliştirmesi gerekir. Eğitimi diyabet eğitim hemşiresi vermektedir.

Diyabetli bireyler zatürreye yakalanma açısından risk altında 
Diyabetli bireyler özellikle cilt, idrar yolu ve solunum yolu enfeksiyonları başta olmak üzere; enfeksiyonlara daha yatkındır. Yüksek kan şekeri seviyeleri, bakteri ve mantarların gelişmesi için uygun bir ortam sağlayabilir. Bu nedenle zatürre enfeksiyonlarına yakalanma açısından diyabetli bireyler risk altındadır.

Akciğerde yer alan bağışıklık sistem hücrelerindeki bozulma enfeksiyona yatkınlığı artırır.

Diyabetli bireyler özellikle grip, zatürre kaynaklı enfeksiyonlara daha yatkındır. Daha ağır seyrettiği için tedavi maliyeti çok daha fazladır. Diyabetli bireylere grip, zatürre, hepatit B aşıları uygulanmalıdır. Aşılama, bulaşıcı hastalıkları önleme-korunmada en etkili-güvenli koruyucu sağlık hizmetlerinden biridir. Aşılama ile diyabetlilerin hastaneye yatışı, yoğun bakıma alınma oranları, sağlık maliyeti ve ölüm oranları azalır.
Diyabetli birey zatürre aşısını tedavi-bakımının yapıldığı hastanelerde-kayıtlı olduğu Aile Sağlığı Merkezinde yaptırabilir. Erişkin bireyler, grip aşısıyla zatürre aşısını aynı anda iki farklı koldan uygulanması koşuluyla yaptırabilir.

Aşı kararsızlığı halk sağlığı sorunudur
Aşı kararsızlığının oluşumunda; aşıların içeriğinde bulunan kimyasal maddelerin insan sağlığına zararı, aşı üreten firmaların para kaygısı ya da doğal yollarla da bu hastalıklardan korunmanın mümkün olması ile ilgili söylemler etkili. Bunların dini, felsefi, aşı güvenilirliği ile ilgili nedenlere bağlı olabileceği ifade edilmektedir. Aşı kararsızlığı ile ilgili fikirlerin bilimsel dayanağı olmasa da hızlı bir şekilde medya, internet üzerinden yayılma olanağı nedeniyle toplumun aşılara olan güvenini azaltabilmektedir. Kişilerin yaşam tarzları, algıları, kurumlara duydukları güven, inançları, aşı etkinliği ile ilgili endişeleri aşı kararında etkili olmaktadır. Kimi zaman medyatik kişiler hatta hekimler aşı kararsızlığı ile ilgili görüşleri ile ebeveynleri etkileyebilir.

Oysa aşı, bireyin sağlık hakkının temel bileşeni olup, enfeksiyon hastalıklarından korunmada en başarılı önlemlerden biridir. Tüm dünyada aşı ile önlenebilir hastalıklar rutin aşı programları ile büyük ölçüde azaltılmış olup, aşılama yoluyla her yıl yaklaşık 2-3 milyon ölüm önlenmektedir. Aşılama yoluyla çiçek, çocuk felci, kızamık gibi birçok hastalık ortadan kaldırılmıştır.

Aşı kararsızların yanıltıcı fikirlerine karşı en iyi cevap CDC’nin (ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi) “Aşılamaları Durdursaydık Ne Olurdu” başlıklı raporudur. Bu rapor, hastalık ve ölüm oranlarının aşılamadan sonra dramatik düşüşünü, aşılama oranı azaldığında vaka ve ölümlerin nasıl arttığını verilerle ortaya koymuştur. Ayrıca yapılan tüm bilimsel çalışmalarla, aşı içerisinde bulunan bazı maddelerin bazı hastalıklara neden olduğu ile ilgili konular incelenmiş, geçersizlikleri ortaya konmuştur. Sonuçta, bir toplumda bağışık bireylerin oranı azalacak olursa salgınlar ortaya çıkar. Bu nedenle aşı olup olmama kararı sadece o kişiyi değil, tüm toplumu ilgilendirir ve aşı kararsızlığı bir halk sağlığı sorunudur.

Aşılar enfeksiyon hastalıklarının neden olduğu yükü büyük oranda azaltmıştır
Enfeksiyonlar açısından diyabetli bireyler, diyabeti olmayan bireylere göre çok daha yatkındır. Unutulmamalıdır ki, aşılar enfeksiyon hastalıklarının neden olduğu yükü çok büyük oranda azaltmıştır. Sadece temiz su bu konuda aşılardan önde gelir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.