KAÇUV Umudu Büyütüyor

Çocukluk çağı kanserleri seyrinde erken tanı, doğru tedavi, güçlü destek sistemi büyük önem taşıyor. KAÇUV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İnci Yıldız, “Bir çocuğun kendini güvende hissetmesi, oyun oynayabilmesi ve ailesinin ayakta kalabilmesi tedavi sürecini doğrudan etkiliyor” dedi.
–
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 400 bin, Türkiye’de ise yaklaşık 4 bin çocuğa kanser tanısı konuyor. Çocukluk çağı kanserlerinde; erken tanı, doğru tedavi, hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve immünoterapiler sayesinde birçok kanser türünde iyileşme oranları yüzde 80’in üzerine çıkabiliyor.
Ailenin, çocukluk çağı kanserlerinde tedavi sürecinin en güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Yıldız, “Özellikle anneler, çocuğun duygusal dengesinin korunmasında ve tedaviye uyumunda kritik bir rol üstleniyor. Bir çocuğun hastalıkla kurduğu ilişki, çoğu zaman ailesinin duygusal durumuyla paralel ilerliyor. Özellikle anne ne kadar güçlü, ne kadar desteklenmiş hissederse; çocuk da o kadar güvende ve dirençli oluyor. Bu nedenle hem çocuğu hem de aileyi tedavinin merkezine koyuyoruz. Psiko-sosyal destek, bu sürecin lüksü değil, gerekliliğidir. Bu kapsamda ‘Aile Evleri’miz ve ‘Umut Merkezi’mizle disiplinlerarası bir destek sunuyoruz. KAÇUV Umut Merkezi’nde kanser tanısı almış çocuk, aile ve sağlık çalışanlarına destek oluyoruz. Sosyal hizmet danışmanlığından, psiko-sosyal destek, sanat ve STEM atölyelerine uzanan kapsamlı yapı sunarak; iyileşme sürecini çok boyutlu olarak ele alıyoruz” diye konuştu.









