Kanserden Kurtulmak Mümkün Mü?

Kanserden Kurtulmak Mümkün Mü?

kanser, reishi, Kanserden Kurtulmak Mümkün Mü?, çiğdem papila, stres, genetik faktörler, radyasyon, beslenme çeşitleri, gdo, tümör, immün sistem, reishi mantarıGünümüzde kanser hastalığına çok sık rastlanıyor. Stres, genetik faktörler, radyasyon, beslenme çeşitleri, yiyeceklerdeki GDO gibi etkenler kanser vakalarındaki artışı tetikliyor.

Prof. Dr. Çiğdem Papila

Genetik faktörler tüm tümörlerde özellikle de meme-rahim, kolon dediğimiz barsak tümörlerinde daha baskındır. Kanser 2- 3 nesil evvelinde varsa 2-3 nesil sonrasında ortaya çıkabiliyor.
Doğal beslenme şartlarının bozulması, günümüz yaşam koşullarının insanları hızlı koşturma sürecine sokması kanser vakarlarında artışı da beraberinde getirdi. İlkokuldaki öğrenciler bile artık sayısız sınav stresi yaşadığı ve bu bariyerleri geçmek zorunda kaldığı için immun sistemleri bozuluyor. Güneş ışınlarının ozon tabakasının delinmesi sonucunda korumasızca aşağıya inmesi, ultraviyole, solaryum sonucu en tehlikeli deri kanseri türü olan melanom vakalarında patlama yaşatıyor. Yeni nesilde bağışıklık sistemi eski nesillere göre daha bozuk. 
‘’Kadınlarda Akciğer Vakalarında Artış Var’’
Meme tümörü her 7-8 kadından 1’inde, akciğer kanseri her sigara içen 4-5 kişiden birinde rastlanır hala geldi. Eskiden çok az olmasına rağmen kadınlarda akciğer kanseri şimdi daha fazla görülüyor. Gırtlak kanseri de çok nadirdi. Şimdi gırtlak tümörü de çok fazla. Eskiden meme tümörü belli bir yaşta çıkardı, şimdi kadınlar o kadar genç yaşta geliyor ki şaşırıyoruz. 17-18 yaşlarında bile meme tümörü vakasına rastlanıyor artık… Gencecik çocuklar hem stres, hem bağışıklık sistemi hem de hormonal etkiler sonucunda kansere yakalanabiliyorlar. Genç yaşta çocuk sahibi olma, erken evlenme ve mikroenjeksiyon, tüp bebek, hormonal replasyonlar, bir de aile de varsa bu hormonlar işi hızlandırabiliyor.
‘’Kanserin Fark Edilmesi İçin 6 Ay Gerekir’’
Geçenlerde 30 yaşında bir bayan geldi, pankreas tümörü, karaciğer vakası. 6 ay-1 yıl arası kanserin zarı aşmadığı bir dönem vardır biz buna ‘Insitü kanser’diyoruz. Insitü kanserin normal bir kanser haline gelip görünür olması yani mukozayı aşması için 6 ayın geçmesi gerekir. Onun da 1 cm aşıp, ondan sonra metastaz yapabilir duruma gelmesi toplam 1 yıl gerektirebilir. Bu süreç travmayla ya da bir kazayla da ortaya çıkabilir. Ani büyük bir iş stresi, bir ayrılık, yakınının ölümüyle bu iş hızlanabilir. ‘Çok stresli yaşamım var, 3 ay önce gittiğimde hiçbir şey yoktu.’ diyen çok hasta vakası oluyor. Burada taramaların güvenilirliği, tomografiyi değerlendiren kişinin gözünden kaçıp kaçmadığı da çok önemlidir. Düz bir akciğer grafisinden çıkmayan bir tümör belki bir bilgisayarlı sistem tomografisinde görülebilir. Burada aslında önemli olan şikâyeti ön planda tutmaktır. Hasta öksürük şikayetiyle geldi bunu bir enfeksiyon olarak tanımladık, zatürre diyelim halk diliyle. Antibiyotik tedavi başladı, 15-20 gün sonra geçmezse değerlendirmek, ‘daha ileri tepkileri izleyelim’ demek gerekir. Burada hasta ile hekim arasındaki iletişim çok önemlidir. ‘Hadi bir şey yok git’ deyince hasta aylarca gidiyor. Kısa aralıklarla hasta takip edilmelidir.
‘’Kanserden Kurtulmak Mümkün mü?’’
Erken evrede kanserden kurtulmak mümkün. Benim asistanlığımdaki hastalarım öğretim üyesi olduğumda da benim hastalarım oldu bu güzel, umut verici olay. Bunlar pozitif insanlar, yani evre 2 ve 3 arası. Uzak organlara atlamadıktan sonra hiçbir zaman ümidimizi kesmiyoruz. Kişiden kişiye değişen vakalarda oluyor. 3 ay dediğin insan bazen 1 yıldan fazla yaşıyor. Bize en çok sorulan soruların başında’ bitkisel destek alalım mı?’ geliyor. Doğru bitkiler doğru şekilde kullanıldığında ‘bağışıklık sistemini kuvvetlendirir’ bu doğru. Ama ‘kullanıldığında tümör yok olur’ gibi bir umuda kapılmamak gerekir. Biz hastaya ‘önce tıbbi tedavinizi yapacaksınız, bunları da destek olarak kullanabilirsiniz’ diyoruz. Biz kemoterapi verdiğimiz günlerde kemoterapi ilaçlarıyla kimyasal etkileşime girmemesi için vitaminleri bir gün önceden kesip bir gün sonrasında tekrar başlatıyoruz.
‘’Bağışıklık Sistemi İçin Kırmızı Reishi Mantarı’’
Bitkilerin bir kısmı bağışıklık sistemini toparlayabiliyor. Benim yaptığım araştırmalarda ve hastalardan gelen isteklerde Kırmızı Reishi Mantarı ile karşılaştım. Yüzyıllar önce  ‘Ölümsüzlük Mantarı’ denilen ve Japonya’da kullanılan bu mantarın bağışıklık sistemini güçlendirdiğine dair araştırmalar var. Bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor, doğal hücresel aktiviteyi hareketlendiren etkileri var. Hücresel bağışıklığı harekete geçiren bir vitamin bu. Bunun yanında Alzimer, Parkinson, antioksidan etkisi olduğu için immun sistemi kuvvetlendiriyor, enfeksiyonlara karşıda koruyucu etkileri var. Piyasaya pek çok mantar çeşidi var. Üretim koşulları, üreten firma seçim yaparken dikkat edilecek noktalar olmalıdır. Aktarlardan alınmamalı, hijyene dikkat edilmelidir. Sıvı şeklinde kullanımı hem daha hijyenik hem daha pratik olabilir. Bunları kullanan hastalarımızın kışı daha rahat geçirdiklerini görüyoruz.  Tabii aşırı kullanılmamalı, günde iki defa, karaciğerde, mide yan etkiler olabilir. Bunun bir vitamin takviyesidir, çok aşırı dozda kullanmaktan kaçınmak gerekir. Tıbbi tedavi yapılırken, bu tümörü silmek amaçlı değil, hastanın bağışıklık sistemini toparlamak için tavsiye edilir. Tümör dışındaki hastalarımızda da bağışıklık sistemi kuvvetlendirmek için önerebiliyoruz. Çok yüksek dozda da başlamamak gerekir. Alerjik reaksiyonlara karşı mutlaka hekime danışılarak kullanılmalıdır. Biz bu ürünleri korunma amaçlı öneriyoruz. Ailesinde tümör olan insanlar mesela, Kırmızı Reishi Mantarı’nı hayat boyu kullanabilir. Ama ara dönem vücudunuzu dinlendirin çünkü birikim etkileri olabilir. Mesela 1 kutu kullandınız 10-15 gün dinlenin. Özellikle bahar aylarında ilkbahar ve sonbaharda. Güneşin çekildiği sonbahar aylarında insanlarda melatonin dediğimiz hormonlar en düşük seviyededir. Stres başlıyor. Bağışıklık sistemine bu dönemlerde daha çok iş düşüyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.