google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Sınav Kaygısı Etkileri

Sınav Kaygısı Etkileri

Sınav kaygısı etkilerini azaltabilmek mümkün. Anne, babalar ‘çok sinirli, her şeye tepki gösteriyor, girdiği sınavlarda çok heyecanlanıyor, canı hiçbir şey yapmak istemiyor’ gibi sözler sınav dönemleri yaklaştıkça daha sık duyulur.

Sabriye Dedeoğlu

İstanbul Kültür Eğitim Kurumları

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Birimi Koordinatörü

Sınav kaygısı herhangi bir konuda sınanıyor olmak, bu duygu ve düşüncelerle oluşur. Bu durum sınava kalan zamanın azaldığı durumlarda daha da artabilir.

Öğrencilerin eğitim- öğretim hayatları boyunca edindikleri bilgileri girdikleri sınavlar esnasında etkin bir biçimde kullanmasına engel olan yani performansı olumsuz yönde etkileyen yoğun kaygıya ‘sınav kaygısı’ denir.

Burada kritik nokta, yaşanan kaygının performansı olumsuz etkilemesidir. Çünkü sınava giren hemen herkes belli bir düzeyde kaygı yaşar. Yaşanan bu kaygı kişiyi uyardığı ve dikkatini toplamaya yardımcı olduğu için belli bir seviyeye kadar faydalıdır.

Öğrencinin hiç kaygı yaşamıyor olması tercih edilen bir durum değildir. Çünkü bu durum motivasyonu yok eder. Ancak kaygı, performansı olumsuz yönde etkilemeye başlıyorsa bu durum tehlikelidir.

Çocuğum kaygı taşıyor mu?

Aşırı kaygı kişide fiziksel, ruhsal, duygusal, davranışsal sorunları da beraberinde getirir. Tahammülsüzlük, çabuk sinirlenme, öfke kontrolünde güçlük, aşırı uyku veya uyku bozuklukları, ani tepki, çarpıntı, ellerin terlemesi, baş ağrısı, baş dönmesi, isteksizlik, aşırı iştah, bulantı, kusma gibi belirtiler kaygının fiziksel ve ruhsal belirtileri arasında sayılabilir.

Dikkat dağınıklığı, konsantrasyon sorunları, sınavlardan kaçma, sınav esnasında donup kalma gibi belirtiler de kaygının zihinsel ve davranışsal belirtileri arasındadır.

Bu belirtilerden bir ya da birkaçını her öğrenci yaşayabilir. Bu durum her zaman sınav kaygısına işaret etmeyebilir. Yaşananların sıklığı ve kişiye verdiği rahatsızlığın düzeyinin uzmanlar tarafından değerlendirilmesi önemlidir.

Sınav kaygısını artıran faktörler:

Sınav kaygısını artıran en önemli faktör sınavla ilgili yanlış algılardır. Anne babanın çocuğu yarış atı gibi gören bakış açısı, çocuklarını sadece aldıkları notlara ve sınav sonuçlarına göre değerlendirmeleri, öğrencinin de sınavları ailesine karşı bir borç ödeme, kendini ispat etme gibi bir açısında olması kaygının artmasındaki en önemli nedenler arasındadır.

Ayrıca öğrencinin kaygılı bir kişiliğe sahip olması, çalışmadan başarma isteği, başarısız olma korkusu, özgüven eksikliği, mükemmeliyetçi kişilik özelliğine sahip olması gibi nedenler de kaygıyı artırır.

Yine anne babaların sınavları çok fazla gündemde tutması, öğrenciyi rahatlatacak zamanlara ve söylemlere yer verilmemesi, sınav odaklı başarı ölçümleri gibi yaklaşımların da kaygıyı artırdığı bilinmektedir.

Bütün bunlarla beraber sınav kaygısının en önemli nedenlerinden biri de sınavlara yeteri kadar hazırlanmamaktır. Kaygının nedenlerine baktığımızda sıklıkla karşılaştığımız bu durum öğrencinin sınava hazırlık sürecini etkin bir şekilde değerlendirmemesinden kaynaklanmaktadır. Bunun sonucunda sınav tarihleri yaklaştıkça kaygı da artmaktadır. Bu durumda yapılması gereken tek şey paniklemeden, stratejiler belirleyerek eksik bilgilerin tamamlanmasına yönelik çalışmaya başlamaktır. Bu tip sınav kaygısı yaşayan öğrencilerin sayısı oldukça fazladır ve doğru ders çalışmaya alışkanlıkları edinerek kısa sürede üstesinden gelinebilir. Ancak hayatın bütününe yayılmış, kişinin duyguları ve inançları ile ilişkili olan, sınavı kendilik değerine karşı bir tehdit olarak görme durumu, daha uzun süreler üzerinde çalışma ve uzman desteği gerektirir.

Sınav kaygısı konusunda anne-babalara düşen görevler:

Sınav kaygısı konusunda anne babalar tarafından sıklıkla yapılan hatalardan biri; çocuğu ve içinde bulunduğu dönemin özelliklerini anlamak için çaba göstermeden, tek yöne yani sınav başarısına odaklanmaktır. Bu durum çocuğun çalışma konusundaki motivasyonunu olumsuz etkilemektedir. Ayrıca daha başarılı olan arkadaşlarıyla ya da yakınlarıyla kıyaslanması da çocuğun performans kaygısını artırmaktadır.

  • Çocuk onu kaygılandıran şey hakkında açıkça konuşmaya teşvik edilebilir. Anne-baba kendini kaygılandıran sorunlarla nasıl başa çıktığını çocuğa anlatabilir. Çaresizlik kaygının temel nedenlerinden biridir ve en zor problemlerin bile çözümü olduğunu bilmek, bu çaresizlik duygusunu yok etmek için iyi bir adım olabilir. Kaygısıyla ilgili konuşurken konuşması asla bölünmemeli ve onun adına konuşulmamalıdır.
  • Söylediği ve hissettiği şeyler için asla sorgulanmamalıdır. “Bu şekilde hissetmemelisin” diyerek duyguları düzeltilmeye çalışılmamalıdır.
  • Kötü sınav sonuçları sonrasında yapılan yargılama ve eleştiriler de öğrencinin var olan sıkıntılarını arttırarak anne baba çocuk arasındaki ilişkinin bozulmasına ve sonraki yıllarda gireceği sınavlarda sınav performansının olumsuz etkilenmesine neden olabilmektedir.
  • Çocuğa sınavın kişiliğini değerlendiren bir ölçü olduğu mesajını vermekten sakınılmalıdır. Kazanmak kadar kaybetmenin de hayatın bir parçası olduğu vurgulanmalıdır.
  • Anne babalar ideal ve psikolojik yönden rahat bir öğrenme ve çalışma ortamının öğrencinin başarısını artıracağı ve her öğrencinin kendi kapasitesine, yeteneklerine uygun bir başarı göstereceği bilinciyle çocuklarına yaklaşmalıdır.
  • Ebeveynlerin çocuklarının başarılarının farkında olmaları ve onların çalışma yönünde gösterdiği çabayı desteklemeleri önemlidir.
  • Ailelerin çocukları için yaptıklarını bir yükümlülük haline sokmak yerine geleceğin onların sorumluluğu olduğunu söyleyerek uyarı görevlerini yerine getirmeleri daha iyi bir destek olacaktır. Çünkü anne-babaların yüksek bir beklenti ve kaygıyla başarı beklemeleri çocukların stresini arttırarak başarıya yönelik performansı düşürmektedir. Çocukların her güçlüğünü çözmeyi kendi sorumluluğu sanan anne- babalar aslında çocuklarının sorun çözme gücünü engellemektedirler.

Hiçbir sınav anne babanın çocuğuyla olan ilişkisinden ona verdikleri değerden daha önemli değildir. Bu nedenle ebeveynler hem çocuklarını çalışmaları konusunda desteklemeli hem de sınavların ona gösterecekleri sevginin önüne geçmesine izin vermemelidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.