Sinemanın En Güzel Tatlı-Sert Kadını; Fatma Girik

17.10.2012
27
Sinemanın En Güzel Tatlı-Sert Kadını; Fatma Girik

sinemanın en güzel tatlı sert kadını, fatma girik, aysun akgün, yeşilçam, fatma girikMavi gözlerinin derinliklerinde sevgiyle adaleti kaynaştıran Yeşilçam’ın en başarılı tatlı-sert kadını Fatma Girik, ‘ içimizden biri’ olmayı da başardı. Türk halkının ablası, kardeşi, annesi, yardıma ihtiyacı olanın ‘kurtarıcı meleği’, en doğal sanatçımızla sıcacık bir sohbete hazır mısınız?..

Haber: Aysun Akgün

Çocuk yaşında girdiği Yeşilçam’da zirveye oturan ve zirvede kalmayı başaran güzel sanatçı Fatma Girik, 1957 yılında “Leke” isimli bir köy filmiyle başladı sinemaya. Canlı kişiliği ve çalışma disipliniyle 60’lı ve 80’li yıllarda Türk sinemasına damgasını vuran Girik, hayatının aşkı Memduh Ün’le bugüne kadar uzunan efsane aşkıyla da yönetmen-oyuncu ilişkisinin sürebileceğini herkese kanıtladı.

Çevirdiği köy filmleriyle birçok ödül alan, 1968 yılında şarkıcılığa da başlayan Girik, 1987 yılında TRT’de yayınlanan “Gönül Dostları” adlı diziyle TV’ye geçti. Bu diziyle başta Kültür Bakanlığı’ndan olmak üzere çeşitli ödüller alan Girik, ardından ekranları bırakıp siyasete atıldı. 1988 yılında Şişli Başkanı seçilerek görevini beş yıl sürdürdü. Kısacası, mavi gözlü güzel sanatçı, her dönem yaptığı işlerde başarıya imza atan bir kadın. Bir dönem fırtına gibi esen “Söz Fato’da” adlı realite programını da unutmamak gerekir…
Türk sinemasının mihenk taşlarından biri olan Fatma Girik’le söyleşimiz doğal olarak sinemamızın gelişim süreci üzerine…

‘Dün dündür, bugün bugün’
Fatma Girik: Türk sinemasının dünü teknik olanaklardan yoksun bir dönem olmasına rağmen, her şey çok romantik ve duygusaldı. Şimdi teknik donanım açısından her türlü olanak var. Artık 3 figüranla çekim yapılıp bilgisayarda orduya çevriliyor. Ama duygusallık kayboldu sanki… Aslında dünü-bugünü kıyaslamak da doğru değil. Dün dündür, bugün bugün. Benim hayat felsefem; zamanında yaşamak, dünü sorgulamadan bugünü yaşamak, kimsenin sırtına basmadan, çelme takmadan, doğru bildiğim yolda hiçbir şeyi yıkmadan, kırmadan, tahrip etmeden hedefe ulaşmak… Yapım gereği kendimle, yaşamla çok barışığım ve bu halimden de çok memnunum. Benim için hayatta söz çok önemlidir. Verdiğim sözü mutlaka tutarım, bana verilen sözlerin de tutulmasını isterim. Türk halkı için güç ve adalet timsali olmam da bu özelliğimden kaynaklandı. Gerçi bunu zorla üstlenmedim, misyon da edinmedim. Ben zaten böyleyim ve içimden geldiği gibi davranıyorum.

‘Ben anadan doğma güzelim’
Rolü gereği her şeyi gözünü kırpmadan korkusuzca yapan, hatta 2. kattan atlayarak ölüme meydan okuyan güzel sanatçı, yaşamının sağlık ve güzellik sırlarını şöyle açıklıyor…

Fatma Girik: ‘Bu yıl benim sinemada 50. yılım. 64 yaşındayım ve bugüne kadar pişman olacağım hiçbir iş yapmadım. Tabii ki günlük ufak tefek pişmanlıklarım olmuştur. Yeniden dünyaya gelseydim aynı şeyleri yapardım. Yine sinema oyuncusu olur, yine siyasete girip belediye başkanı olurdum ve yine 2. kattan atlardım. Sağlık ve yaşam birbirini tamamladığı zaman benim için kaliteli bir hayatı ifade ediyor. Benim öyle sırrım filan yok; anadan doğma güzelim. Siz benim annemi bir görseniz; 80 yaşında ama benden güzel. Sanırım genetik yönünden şanslıyım ben.’

‘Kadından Sorumlu Devlet Bakanı Olursam…’
Siyasetçi kimliğini hatırlayan Fatma Girik’in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için görüşleri ise…
Fatma Girik: Tabii ki yılda bir gün kadınların sorunlarının ortaya konulması hiçbir şeye çözüm değil; ama yine de hatırlanması açısından önemli. Ben bir gün Kadından Sorumlu Devlet Bakanı olursam, bütün bunlar ortadan kalkacak ve o zaman ülkemizde Dünya Kadınlar Günü kadınların bir kez daha el üstünde tutulduğunun hatırlatıldığı güzel bir gün olarak kutlanacak. Bizim kadınlarımız cefakar, vefakar; kısacası bambaşka kadınlardır. Ben sinemaya başladığımdan bu yana hep Anadolu’da dolaştım ve kırsal kesim kadınının sorunlarını dile getirdim. Bundan sonra da elimden geldiğince devam edeceğim.’

‘Yeniden dünyaya gelsem, yine Memduh Ün’e aşık olurum’
13 yaşında İstanbul Kız Lisesi’nin ortaokul formasıyla Memduh Ün’ün karşısına çıkan, ‘Murada Ereceğim’ filminde ünlü yönetmenle flört etmeye başlayan,‘çok sürmez biter’ diye beklenen, ama yıllar içinde daha da alevlenenaşkı için Fatma Girik net konuşuyor…

“Aşkımız hala sürüyor, Memduh’a aşığım ve o da bana aşık. Kimse onun gözüyle beni, benim gözümle onu göremez. Biz ölene dek de bu aşk ölmeyecek. Hala üzerime bir giysi alacaksam, ayna karşısına geçip ‘acaba Memduh beğenir mi’ diye düşünüyorum. 40 yıla yakındır birlikteyiz ama birbirimize söyleyecek sözümüz hala bitmedi. Fatma Girik’e hep aynı soru sorulur: ‘Memduh Bey’le evlenmeyi düşünmediniz mi?’ Evlenenleri görüyoruz. Yeniden dünyaya gelsem, gene sinema sanatçısı olur, gene Memduh Ün’e aşık olurum. Aramızda hiçbir anlaşma yok. Şart şurt yok. İmza filan yok. Ama birbirimizin damarına basmamaya özen gösteririz. Ona karşı çok büyük bir saygım var. Dünya bir yana, Memduh bir yana. Onunla tanıştığımda o kadar gençtim ki ben. Yalanı dolanı yoktur Memduh’un. Sözünün eridir, aslan gibi adamdır. Yılışık adamı da sevmem zaten.’

YAZAR BİLGİSİ
Hergün güncellenen haberleri ve birbirinden özel yazarları ile takipçilerine çok özel bir dünyanın kapılarını aralayan SAGLİKVEYASAMDERGİSİ.com.tr, internette dergi standartlarında takipçilerine sağlıklı yaşamın renklerini sunuyor. Sağlıklı Yaşamın Pusulası’ olan www.saglikveyasamdergisi.com.tr sitesi Sağlık & Yaşam Dergisi’nin yazılı basındaki başarısının sanal ortamdaki en büyük destekçisidir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.