Şöhret Psikolojisi

17.10.2012
40
Şöhret Psikolojisi

Şöhret Psikolojisi, Meltem Akhan, Yaşam, İpuçları, Tüyo, Yer Cihangir… Yağmurlu bir akşam…Ve kısacık bir sohbetten kalan izler…
Kelimelerle can bulan yaşamımızı gene kelimelerle ifadelendirmek üzere sohbete başlamış olduk… Ve ilk kelimemiz şöhret oldu…
Şöhret psikolojisi yazı dizisinin ilk basamağında da Yunus Güner…

Meltem Akhan

Uzman Psikolog

Şöhreti tanımladığı kavram “boş”…
İnsanı tanımladığı kavramlarsa sırasıyla “karışık, zor ve sıkıntı”
Şöhret ve insanı ise “daha karışık” olarak tanımladı…

 Yunus Güner’in tanımlamalarından yola çıkarsak şöhret belki de karışıklığın boşluk içindeki hali… Boşluk en son haldir aslında… Artık tutunacak hiçbir şeyin kalmadığı… Yapılanların anlamının kalmamasıdır ve karmaşıklığın yumak halinde o boşluk içinde dolanıp durması ama kendini o boşlukta tanımlayamaması.

Yunus Güner, şöhret psikolojisini “ içki içme sonucunda sarhoşluğa” benzetiyor… Bahsettiği oyunculuğun ya da uğraşılan ve herkes tarafından göz önünde olan işlerin sonucunda doğal olarak şöhrete ulaşıldığı bunun bir şöhret olayım herkes tarafından bilineyim gibi amaç olmadığı yönündeydi…

Aslında yaptığı benzetmeye farklı bir açıdan bakarsak tamda şöhreti tanımlayan bir süreç çıkıyordu. Kimimiz bir kadehte kimimiz iki üç kimimizse şişeyle sarhoş oluruz…Ve sonucunda verdiğimiz tepkilerde değişir. Ya sızar kalırız, ya daha coşkulanır ya daha içe kapanır ya da ortalığı darmaduman ederiz. Şöhret psikolojisinin etkisi de kişilik yapısına ve yaşadıklarına bağlı olarak bu süreçlerle kendini gösteriyordur.
Yunus Güner, şöhreti hayatın önceliği haline getirmemek gerektiğini, ciddiye almamak, kapılmamak ve o süreçte akıllı davranmak gerektiğini ve yokmuş gibi yaşamanın akıl sağlığını da koruyacağını dile getirdi. En önemli vurgusu ise şöhretin bir iş, bir olgu, ulaşılması gereken bir hedef olmadığı yönündeydi. Şimdilerde ise popüler kültürle beraber bir şey yaparak ya da bir şeyin sonucunda tanınmak değil göz önünde olmak için farklı farklı yolları kullanma, kendini yaptıklarıyla var etmektense… İnsanların gözünde tanınarak, ilgi görerek var olma duygusu içten içe yaşanabiliyor.

Şöhretin psikolojik anlamda zarara uğratmaması adına da şöhreti bir ayrıcalık olarak görmemek gerektiğini ve oto kontrolün olmasını ve tanınarak yaşamayı öğrenmek gerektiğini vurguladı.
Kendisi 16-17 yıldır oyunculukla uğraştığını oyunculuğu seçmese dahi gene sanatın herhangi bir dalıyla uğraşacağını belirtti. Daha önceden bir dizi yazdığını ve yazmayla uğraşmaya devam ettiğini söyledi. Ayrıca benimde severek gittiğim hoş, keyifli ve rahat hissedebileceğiniz bir cafe’nin de ortaklığını yapıyor.

Her şeyde olduğu gibi zaman kavramı bizi biz yapan izleri taşır. Yunus Güner’e göre zaman da yolculuğun tek kelimelerle çağrışımı;

Geçmişe …birikim
Şimdiye … sürpriz
Geleceğe …muallak oldu…

Belki de Yunus Güner’ i yaşadıklarını özümseyen ve onlarla var olan şimdide ve gelecekte ise her olasılığa açık olan ve yaşamı getirdikleriyle karşılayabilecek biri diyebilir miyiz acaba…

Bu zaman dilimlerinde şöhretinde ayrı bir anlam yüklediği yalnızlığa hüzün olarak  kalabalıklığa mecburiyet olarak, kalabalıktaki yalnızlığa ise hiçlik olarak baktığını dile getirdi.  

Hepimiz aslında bir parçada olsa yalnızızdır… Kalabalıkta ki yalnızlık ise çığlık çığlığa yükselebilir bazen… Hele ki herkes tarafından biliniyor, tanınıyorken ve sizi o gözleyen gözleri hiç tanımıyor ve bilmiyorken hepten yabancılık duyguları bazen hissedilebilir insan…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.