Spiritüalite Ağrı Azalır mı?

Nefes almak, canlı olmak anlamına gelen Spiritüalite, kronik ağrıların azaltılması ve kontrol altına alınmasında önemli bir kavram. Öyle ki yapılan çalışmalar, stresle baş etmede, hastalığın iyileşmesinde, depresyonun giderilmesinde, madde bağımlılığının önlenmesi ve bırakılması gibi birçok hastalıkta spiritüalite önemli bir yere sahip.
Prof. Dr. Gülten Kaptan
Spiritüalite ağrı azalır mı? İnsanlar için yaşamda en ürkütücü şey hayatının kalan kısmını ağrılar içinde geçirmek olsa gerek. Eski çağlardan beri ağrıya çare arama, insanoğlunun önemli uğraşları arasında olmuştur. Gerekçeleri farklı farklı olsa da ağrılar kişinin yaşamını olumsuz etkilemekle birlikte yaşamı da çekilmez hale getirebilmekte çoğu zaman.
Ağrı sadece doku hasarının bir göstergesi değil, aynı zamanda baş etme yetenekleri, sosyo-ekonomik durum, kültürel geçmiş, psikolojik değişkenler, entelektüel durumlardan etkilenen kompleks bir kavramdır.
Spiritüalite, Latince “spiritus”tan gelmektedir; “nefes almak”, “canlı olmak” anlamındadır. Daha geniş tanımıyla hayatı hissetmektir. Spiritüel değerler ve inançlar bir varlık ya da güce inancın çok ötesinde bir olgudur ve sağlık, hastalık, ölüm, günah, ölüm sonrası yaşam ve başkalarına karşı sorumluluk konularındaki inançları içerir.
Spiritüalite, stresle baş etmede, hastalığın iyileşmesinde, depresyonun giderilmesinde, madde bağımlılığının önlenmesi ve bırakılmasında, kalp hastalıklarında ve yüksek tansiyonu önlemede ağrı gidermede, engelleri düzeltmede ve mortalitede azalmayı sağlamaktadır, çalışmalar bunu göstermektedir. İnsanın spiritüel yönü, fiziksel, duygusal, sosyal yönü kadar önemlidir ve bu boyutlarla ilişkilidir. Bu nedenle göz ardı edilmemelidir. Yaşamı tehdit eden bir hastalığı olan bireylerin varoluş mücadelesi, onların kendilerini iyi hissetmelerinin temelini oluşturur. Kanserli hastalarla yapılan başka bir çalışmada yüksek düzeyde spiritüel iyiliğin önemli derecede fiziksel semptomların tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir.
Kronik hastalığı olanlarda yapılan bir çalışmada hastaların yedi spiritüel gereksiniminin karşılanmasının, çoğunlukla korkunun giderilmesi, hayatın anlam bulması ve umutların artarak kendilerini dinç hissetmelerini sağladığı bildirilmiştir. Kronik ağrısı olan kişiye güç ve ümit veren, yaşamın anlamını sağlayan değerler sisteminde bozulma bireyde spiritüel distres olarak tanımlanabilir.
Hastanın Allah’a inancı, dua etme, dini mekanlar (cami, kilise vb), dini liderler hakkındaki ifadeleri, Spiritüel kitaplar (Kuran, İncil vb) ve sembollerin (muska, haç vb) bulunması, cesaretsizlik, anksiyete, her zamanki spiritüel uygulamalara katılmasındaki yetersizlik, isteksizlik, ağlama, suçluluk ifadesi, spiritüel güveninin azalması, değer sistemlerini inkar etme, reddetme, yaşamın anlam ve amacını kaybetme, umudunu, spiritüel inancını kaybetme, sevdikleriyle görüşmeyi, tedaviye katılmayı reddetme, ölmek istediğini ifade etmesi.
Feedback yoluyla sisteme geri dönüp psikolojik ve davranışsal reaksiyonlara yol açarak ağrının daha da kötü algılanmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle, Spiritüel bakım, hastanın dini uygulamaları, kişisel inançları, değerlerini destekleyen tüm bakımlar önemsenmeli ve göz ardı edilmemelidir.









