Yiyecekler Tercihinizdir

Yiyecekler Tercihinizdir

Gıda sektörü son yıllarda pratik-kısa sürede hazırlanan yiyecekleri insanların hizmetine sunma konusunda  büyük hamleler yaptı. Bazıları ne yazık ki insanların sağlığını tehdit etmektedir. Bebek ve çocuklar bu tehditlerden etkilenmektedir.

Mersiye Şimşek

İstanbul Kültür

Eğitim Kurumları Eğitim Programları Uzmanı

Yiyecek tercihi bir anlamda sağlık tercihidir. Her canlı yaşamını sürdürmek için beslenir. Canlılar aldıkları besin ve oksijenle vücutlarına enerji sağlarlar ve yaşamlarını sürdürür.

Bir canlı türü olarak biz insanlara gıda konusundaki uzmanlar tarafından önerilen; her gün 3 ana öğün ve 2-3 ara öğünle beslenmemiz. Bu öğünlerde ne yiyeceğimiz konusunda değişik seçenekler mevcut. Yiyeceğin topraktan soframıza kadar olan her aşamasında farklı boyutlar ve biçimlerde tehditler yer almaktadır.

Dünyadaki açlık sorununu çözmek üzere tohumların genlerinde değişiklik yaparak daha dayanıklı ve daha çok ürün verir hale getirme çalışmaları sonucunda oluşan GDO’lu ürünler insan sağlığını tehdit etmektedir. Gelecekte ekecek tohum bulamama sorununu ortaya çıkarmaktadır. Yine üretimi artırmak adına kontrolsüz kullanılan tarım ilaçları yetişen meyve ve sebzelerde kalıcı olabiliyor ve bu meyve ve sebzeyi tüketen hayvan veya insanlara zarar verebiliyor. Hatta, bu meyve sebzeyi yiyen hayvana geçen ilaç kalıntıları, besin zincirinin bir diğer halkası olan insana dolaylı olarak geçebiliyor. Bu ilaç kalıntıları, özellikle çocuklarda alerjiden kansere uzanan birçok sağlık sorununa neden olabiliyor.

Bir başka sorunda yemek için ayrılan süreyi kısaltan ‘fastfood’lar, zamandan kazanç sağlarken içerdikleri yağ, şeker ve tuzla sağlığımızı tehdit etmektedirler. Bu tehlikeyi Michael Pollan şu şekilde anlatıyor: Evde patates kızartmaya kalktığınızda bir sürü iş; patatesleri sepetten al, soy, yıka, ince dilimler halinde doğra, tavaya yağ koy, yağı ısıt, patatesleri kızart, kızartma sonrası ortalığı temizle, hazırladığın o nefis patatesleri hazırlık sürene kıyasladığında kısa bir sürede ye. Oysa bu patates kızartmasını bir fast food restoranından kısa sürede hem de ucuza alabilirsiniz. Evde patates kızartmasını 6 hafta iki ay gibi aralıklarla yapabilirken bir fast food restoranından günde iki kez rahatlıkla alabilirsiniz. Ve şunuda ekliyor; Bir fast food restoranından satın aldığınız patates kızartması gibi hazır yiyeceklerde aşırı miktarda yağ, tuz ve şeker vardır. Bu miktar evde kullandığınızdan çok daha fazladır. Bu malzemelerle (yağ, tuz, şeker) hazırlanan yiyecekler insan sağlığını olumsuz etkileme,  oldukça ucuz olma ve bağımlılık yapma özelliklerine sahiptir. Doğa ve kültürün kesiştiği yer olarak tanımlanabilecek; tabağımızdakiler,  sebze bahçeleri ve çiftlikler hakkında 25 yıldır yazılar yazan Michael Pollan, anneannelerimizin sağlıklı beslenme konusunda uzman olduklarını ve bizlerin de yemeklerimizi evde pişirmemizin daha sağlıklı olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, her ne kadar bireyin bakış açısına bağlı olsa da kendi yemeğini hazırlamanın psikolojik olarak rahatlatıcı bir etkisi olduğunu söylemek mümkündür. Son yıllarda artan yemek kursları ve yerli ve yabancı televizyon kanallarındaki yemek programları insanların yemek yapma konusunda meraklı ve istekli olduğunu göstermektedir. Araştırmalar günümüz hastalıklarının yüzde yetmişinin beslenme kaynaklı olduğunu söylüyor. Yazının başında da belirtildiği gibi bir günde 3 ana öğün ve 2-3 ara öğünle beslenmemiz gerekiyorsa, diğer bir deyişle yiyecekler vazgeçilmezimizse, o zaman ne yediğimiz önem kazanmaktadır. Son yıllarda özellikle genç nesli de etkileyen kalp hastalıkları, kanser ve obezite gibi beslenmeye dayalı hastalıkların sayısında bir artış gözlenmektedir.  Bu hastalıklardan korunmak ve sağlıklı bir yaşam sürdürmek için önlem almak kaçınılmazdır. Önlem almaya önce kendimizden başlamamız gerektiğini Dr. T. Colin Campbell şu şekilde ifade ediyor: ‘ Kendi sağlığımızın en iyisi (mükemmelliği) için oluşturduğumuz beslenme yaklaşımımız, gezegenimizin sağlığını da aynı şekilde etkiler.’ Öyleyse,  sağlıklı olmak için uygulayacağımız beslenme yaklaşımımız sadece bizi değil en yakınlarımız olan ailemizi, özellikle, onlar için her türlü fedakârlığı yaptığımız çocuklarımızı da kapsayacaktır. Diğer bir deyişle, beslenme yaklaşımımızla çocuklarımız için bir rol modeliz.  Son yıllarda çocuklar arasında da sıklıkla görülen hastalıkların beslenme ve hareketsizlikle ilgili olduğu araştırmalarla ortaya konmuştur. Bizlerin ve çocuklarımızın hareket etmemizi azaltan televizyon, bilgisayar, tablet gibi elektronik eşyalardır. Hele bir de bu elektronik eşyaları kullanırken bir yandan da sağlıksız abur cubur yemek sağlığımız için tehlike sinyalleri anlamına gelir. Hareketsizlik vücudumuza enerji kazandırmak için yediklerimizin yakılamaması sonucu vücudumuzda yağ olarak depolanır. Depolanan bu yağlar aşırı düzeyde ise biz insanlarda obeziteye yol açar.  Obezite ise bir çok ölümcül veya kalıcı hasar veren hastalıklara yol açar. Çocuklarımızın obez olmasını istemiyorsak, hatırlamamız gereken şey;  çocukların her gün 60 dakika fiziksel etkinlik yapmaya ihtiyaçları olduğudur. Bu iç karartıcı tabloyu renklendirmek ve sağlıklı bir yaşam sürmek bizlerin elinde. Başlangıçta belki biraz sabır ve dikkat isteyen bir yaklaşımla beslenme alışkanlıklarımızı hem kendimiz hem de çocuklarımız için daha sağlıklı bir hale getirmemiz mümkün. Siz de tercihinizi sağlıklı yemek ve buna bağlı olarak sağlıklı yaşamdan yana kullanmak istiyorsanız, size aşağıdakileri dikkate almanızı öneririz. Unutmayın, gezegenin sağlığı sizin elinizde olduğunu hatırlayarak, siz de tercihinizi sağlıklı yemek ve buna bağlı olarak sağlıklı yaşamdan yana kullanın, lütfen.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.