google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Yaşlanmakta Değil, Yaşlanmış Ülke Oluyoruz

Yaşlanmakta Değil, Yaşlanmış Ülke Oluyoruz

TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Kalkınma Yuvarlak Masası Başkanı Yılmaz Yılmaz, 2040 yılı itibarıyla, 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 15’i aşmasıyla birlikte, Türkiye’nin yaşlanmış bir topluma dönüşmesinin öngörüldüğünü söyledi.

—-

TÜSİAD, PwC Türkiye tarafından hazırlanan “Yaşlılık Politikaları Araştırması: Demografik Dönüşüm ve İhtiyaçlar” başlıklı raporu kamuoyuyla paylaştı. Toplantı da TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Kalkınma Yuvarlak Masası Başkanı Yılmaz Yılmaz, Türkiye’nin yaşlanmakta olan değil yaşlanmış bir ülkeye dönüştüğüne dikkat çekti.

Dünya gibi Türkiye de yaşlanıyor

TÜSİAD Genel Merkezi’nde düzenlenen rapor tanıtım toplantısının açış konuşmasında Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Kalkınma Yuvarlak Masası Başkanı Yılmaz Yılmaz; “Yaşlılık konusu kuşaklararası ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır” uyarısını yaptı.

Yılmaz Yılmaz şunları söyledi: “Tüm dünyada sağlık alanındaki gelişmeler ve demografik dönüşümlerin de etkisiyle yaşlı nüfus oranı hızla artmaktadır. Türkiye, gelişmiş ülkelere kıyasla hala görece genç bir nüfusa sahip, bununla birlikte en hızlı yaşlanan ülkelerden biri. 2040 yılı itibarıyla, 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 15’i aşmasıyla birlikte, Türkiye’nin, yaşlanmakta olan nüfustan yaşlanmış bir topluma dönüşmesi öngörülüyor. Yaşlılığı yalnızca bir yaş grubu meselesi olarak değil; kuşaklararası ve bütüncül bir yaklaşımla ele almalıyız. Yaşlı bireylerin iyi olma hali yalnızca sağlık hizmetlerine erişimle sınırlı değil; aynı zamanda bakım hizmetleri dahil güçlü sosyal destek mekanizmalarının varlığı ve ekonomik güvenceyle de doğrudan ilişkili. Gelecekteki tabloyu iyileştirmek istiyorsak, mevcut tablodaki sorunları ve eşitsizlikleri de bugün vakit kaybetmeden gidermeliyiz.”

Açış konuşmasının ardından, PwC Türkiye Ortağı ve Danışmanlık Hizmetleri Lideri Serkan Tarmur ile rapor yazarlarından Kıdemli Danışman İpek Ünlü rapor sunumunu gerçekleştirdi.

TÜSİAD Sağlık Çalışma Grubu Başkanı Nejat Emre Eczacıbaşı, oturum başkanlığını üstlendiği “Daha Kapsayıcı ve Sürdürülebilir Yaşlılık Politikaları Nasıl Olmalı?” başlıklı panel oturumunda şunları söyledi:

“Raporumuz, yaşlanan nüfusun etkilerini ve öne çıkan ihtiyaçları, sağlık ve bakım hizmetleri, sosyal katılım, ekonomik durum, yaşlı bakım finansmanı, dijital adaptasyon ve yaşlı bakım teknolojileri ile yaşlı turizmi boyutlarıyla ele alıyor. Bu çok katmanlı değerlendirme çerçevesinde, veriye dayalı politika önerileri ve paydaşlar arası iş birliğine açık uygulama modelleri öneriyoruz.”

Panelde; 65+ Yaşlı Hakları Derneği Başkan Yardımcısı Ferhat Boratav, Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı ve Sağlık Ekonomisi ve Politikası Derneği Başkanı Prof. Dr. Zafer Çalışkan, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenay Gökbayrak ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Nüfus Dinamikleri Program Koordinatörü Aysel Yüksel konuşmacı olarak yer aldı.

Raporun öne çıkan bulguları ve politika önerileri:

–          OECD Nüfus projeksiyonlarına göre, 2020 yılında dünyada 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı yüzde 9,3 iken 2050 yılında bu oranın yüzde 16’ya çıkması beklenmektedir.

–          OECD’ye göre; 2022 yılında ülkemizde 65 yaş ve üzeri nüfusun payı yüzde 9,8 iken, 2050 yılında iki katına çıkarak, yüzde 20 seviyesine ulaşması bekleniyor.

–          2040 yılı itibarıyla, 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 15’i aşarak yüzde 16,3’e ulaşması beklenmekle birlikte, Türkiye’nin, yaşlanmakta olan nüfustan yaşlanmış bir topluma dönüşmesi öngörülüyor.

–          Türkiye’de yaşlılıkla ilgili politikalar bütüncül bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmalı ve iş birliği modelleri geliştirilerek hayata geçirilmeli.

–          Koruyucu sağlık uygulamaları ile sağlık ve bakım hizmetleri, yaşlı bireylerin ihtiyacına uygun olarak geliştirilmeli ve erişilebilir olmalıdır.

–          Kurumsal bakım kapasitesi güçlendirilmeli; evde bakım ve uzun süreli bakım hizmetleri de geliştirilmeli. Gerekli düzenlemelerle kaliteli hizmet sunumu güvence altına alınmalıdır.

–          Yaşlı yoksulluğunu önlemek ve yaşlı bireylerin ekonomik refahını artırmak için sosyal güvenlik sistemi ve sosyal desteklerin sürdürülebilir bir yapıyla kapsayıcılığı artırılmalıdır.

–          Uzun süreli bakım sigortası, tüm vatandaşların yaşlılık dönemlerinde gerekli bakım hizmetlerine erişimini sağlamak amacıyla zorunlu hale getirilmeli. 18-65 yaş döneminde primlerin ödeneceği, yoksul kişilerin primlerinin devlet tarafından karşılanacağı bir sistem geliştirilmelidir.

–          Genç ve orta yaş grubundaki bireylerin, özellikle de kadınların kayıtlı istihdama katılımı, yaşlılık döneminde ekonomik güvenceye ulaşması açısından kritik öneme sahipken; bu katılımı artırmak için kadınların üzerindeki bakım yükünü hafifletecek kurumsal bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması da büyük önem taşımaktadır.

–          Üretken ve aktif yaşlanma odağıyla ve ekonomik refahı destekleyecek şekilde, yaşlı bireylerin beceri ve yetkinlikleri mesleki eğitim ve beceri programlarıyla geliştirilmelidir.  Çalışma hayatına devam etmek isteyen yaşlı bireyler için istihdam imkanları çeşitlendirilmeli ve çalışma ortamları yaşa uyumlu hale getirilmelidir.

–          Sağlıklı ve aktif yaşlanma odağıyla yaş dostu şehirler planlanmalı ve hayata geçirilmelidir.  Daha erişilebilir ve yaş dostu konutlar, ulaşım imkanları, sosyal alanlar sunulmalıdır.

–          Yaşlı bireyler için erişilebilir sağlık turizmi imkanları geliştirilmelidir.

–          Dijitalleşme ve teknolojinin sunduğu fırsatlarla beraber, yaşlı bireylerin kullanımına uygun dijital uygulamalar yaygınlaştırılmalı; yaşlı nüfusun internet erişimi ve dijital okuryazarlığı geliştirilmelidir.

–          Yaşlı bireylerin toplumsal hayata katılımını destekleyecek şekilde genç-yaşlı dayanışmasını güçlendirecek, nesiller arası etkileşimi artıracak ve yaş ayrımcılığını giderecek etkinlikler geliştirilmeli ve buna uygun sosyal ortamlar sağlanmalıdır.

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.