Zamana Bırakılan Cinsel Sorunlar Daha da Büyüyor!

Zamana Bırakılan Cinsel Sorunlar Daha da Büyüyor!

Toplumda cinselliğin mahrem olarak kabul edilmesi ise bu konuda yaşanan soruların çoğu zaman gizli kalmasına yol açıyor. Cinsel sorunları bu nedenle “gizli kanamaya” benzeten uzmanlar, bireylerin hem kendi içlerinde hem de ilişkilerinde yaralandığını ve acı çektiğini söylüyor. Uzmanlara göre, okullarda yaşa uygun verilecek eğitimler, cinsel işlev bozukluklarının yaşanmaması için alınacak en etkin çözümlerin başında geliyor.

Dr. Cengiz Demirsoy

Uzman Psikolog

Cinsellik, kuşkusuz yaşamın en önemli parçalarından biri. Düzgün, doyumlu giden bir cinsellik yaşamın diğer alanlarına da olumlu yansımaları olurken, bunun tersi de doğal olarak yaşamın diğer alanlarını olumsuz etkiliyor.

Kadınlarda en sık görülen cinsel sorunları; vaginismus, cinsel isteksizlik, anorgazmi (orgazm olamama) ve disparoni (ağrılı cinsel ilişki). Erkeklerde ise sertleşme bozukluğu, erken boşalma ve cinsel isteksizliğin cinsel işlev bozukluklarında ilk sıralarda yer alıyor. Bu sorunların çoğunun temeli psikolojik etkenler.

Klinik ortamda çok sık karşılaşılan cinsel işlev bozuklukları, toplumdaki genel sıklığını tam olarak bilinmiyor. Bunun en önemli nedeni ise cinselliğin toplumda mahrem bir konu olarak görülmesi. Dolayısıyla, cinsel sorunların kliniğe başvurmayanlar arasında da sık olduğunu tahmin ediliyor.

Çözümü zamana bırakılan sorun daha da büyüyor!

Cinsel İşlev Bozuklukları için yapılacak ilk şeylerden birinin eğitim ve bilgilendirme olması gerekiyor. Bu, okullarda toplu olarak yapılabilir, öğrencilerin yaşına uygun bir eğitim verilebilir. Evlilik aşamasında olan çiftler, cinsellik konusunda hem genel olarak hem de karşılaşılması muhtemel sorunlar açısından bilgilendirilebilir.

Eğitime rağmen yine cinsel sorunlar yaşanabilir. Sorunun çözümü zamana bırakılmamalı. Çünkü zaman içinde sorun genellikle daha da büyür.

Eşlerin katılımı tedavinin başarısını yükseltiyor

Bu erkeğin sorunu, erkek gitmeli ya da bu kadın cinsel sorunu kadın gitmeli yaklaşımı doğru olmaz. Çünkü ister kadında olsun ister erkekte olsun sorun ikisini de ilgilendirir ve eşin tutumu sorunun artması veya iyileşmesinde önemli rol oynar. Örneğin vaginismus kadına ait bir cinsel sorundur ama bu sorunun sürmesinde eşinin tutumu çok önemlidir. Eşin tutumu olumluysa vaginismus tedavisi başarıyla ilerler, eğer olumsuzsa sorun çözümsüz olarak kalabilir. Aynı şekilde erken boşalma sorunu yaşayan erkeğin eşinin de tedavide yer alması ve yardımcı olması sürecin çok hızla başarıya ulaşmasını sağlayabilir.

Eşlerden birinde yaşanan sorun diğerinde de yeni sorunları getiriyor!

Eşlerin birlikte tedaviye katılmasının tedavinin başarısındaki etkisinin dışında bir diğer faktör de eşin yaşadığı cinsel sorundan etkilenip başka bir cinsel sorun yaşanılmasıdır. Böyle olduğunda sorun daha da çetrefil bir hale gelebilir. Örneğin kadındaki vaginismus neticesinde erkekte sertleşme bozukluğu, erken boşalma veya cinsel isteksizlik gelişebilir. Erkekte sertleşme bozukluğu veya erken boşalma varsa, bu durumun uzun sürmesi halinde kadında orgazm olamama, cinsellikten zevk alamama ve sonunda da giderek cinsellikten soğuma ve uzaklaşma olabilir. Bu nedenle, bir cinsel sorunu tek başına değil, eşlerin birlikte katılacakları bir tedavi süreci halinde ele almak gerekir. Eğer bu sağlanırsa, cinsel sorunlarda psikolojik tedavi ile yüksek düzeyde başarı sağlanır.

YAZAR BİLGİSİ
Hergün güncellenen haberleri ve birbirinden özel yazarları ile takipçilerine çok özel bir dünyanın kapılarını aralayan SAGLİKVEYASAMDERGİSİ.com.tr, internette dergi standartlarında takipçilerine sağlıklı yaşamın renklerini sunuyor. Sağlıklı Yaşamın Pusulası’ olan www.saglikveyasamdergisi.com.tr sitesi Sağlık & Yaşam Dergisi’nin yazılı basındaki başarısının sanal ortamdaki en büyük destekçisidir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.