Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı, 1937 yılında ünlü Türk doktoru Ord.Prof.Dr. Hulusi BEHÇET tarafından tanımlandı ve tıp dünyası tarafından kabul edildi.

Behçet Hastalığı, bir virüsün yol açtığı, bütün sistemleri tutabilen, iyileşme ve kötüleşme dönemleri olan zamanla ilerleyen hastalıktır. Olağan başlangıç yaşı, 20-40 arasındadır ve kalıtım yoluyla bir kuşaktan diğerine geçebilmektedir.

Hastalığın tanımlanmış belirtileri;
1. Ağızda tekrarlayan ağrılı, kızarık, zımba ile delinmiş gibi şekli olan ‘Aft’ denilen bazen çok sayıda olabilen yaralar.Büyüklükleri 1-2 mm’den 1-2 cm çapına kadar değişebilir.Hastaların %97-100’ünde bu belirti vardır.Hastalığın diğer belirtilerinden yıllar önce haberci olarak çıkabilir.3-10 gün arasında kendiliğinden iyileşebilir.

2. Genital bölgede, ağızdaki yaraların benzeri yaralar da görülür. Bu belirti, hastaların yüzde 80-90’ında vardır; ancak iyileşme sırasında iz bırakırlar ve daha uzun sürede iyileşirler.

3. Gözün değişik tabakalarını tutan iltihaplı oluşumlar ise, hastalığın en ciddi belirtileridir.Bu oluşumlar hastaların yüzde 50’sinde bulunmaktadır.Bu aşamada, hastalık optik siniri tutabilir ve bu da körlüğe neden olabilir.Tekrarlayıcı bir karaktere sahip olan Behçet hastalığı, yetişkin erkeklerde, kadın ve yaşlılara göre daha ağır seyretmektedir.

Sürekli yapılan bilimsel çalışmalarda, hastalığın yalnız bu 3 belirtisi (etkisi) ile kalmadığı, hemen hemen bütün vücut sistemlerini tutan pek çok belirtisiyle çok daha önemli bir hastalık olduğu saptanmıştır. Yapılan birçok çalışmaya rağmen, hastalıkta kesin çözüm sayılabilecek bir tedavi henüz tam olarak bulunamamıştır. Ancak hastalığın belirtilerini engelleyen, ilerleyişini durdurmaya yönelik birçok ilaç ve tedavi yöntemli de geliştirilmiş ve kullanılmaya devam edilmektedir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.