Çalışan Annelerde Suçluluk Duygusu

Çalışan Annelerde Suçluluk Duygusu

Bugün herhangi bir  çalışan anne ile konuşsanız hissettiği ilk duygunun suçluluk olduğunu söyleyecektir. Çoğunlukla anneler çocuklarını evde bırakmak ya da kreşe göndermek konusunda suçluluk duyar ve bunun kısa ve uzun vadeli etkileri konusunda endişelenir. Çünkü bu durumun gelecekte çocuklarının gelişimini olumsuz etkileyebileceği kaygısını taşırlar.

Dilek Ateş

Kültür2000 Koleji Psikoloğu

“Çalışan anne, suçluluk değil gurur duyması gereken kadındır.”

Çalışan annelerle ilgili çocuğu etkileyen en önemli konu annesi ile kurduğu ilişkinin niteliği ve annesinin belli durumlardaki tutumu, annesinin onda uyandırdığı güven duygusudur. İster çalışsın ister çalışmasın çocuk annesinden ilgi şefkat ve destek bekler.

“Kendinizin annelik konusunda iyi niyetli ve yeterli olduğunuza inanın.”

Çocuğunun bu beklentilerinin bilincindeki çalışan anneler, ev ve iş kadınlığının yanı sıra annelik görevlerini aksatmamak için büyük çaba harcarlar. Bu çaba, bazı çalışan annelerde gerginlik yaratabilir.

Bazen bu suçluluk ve yetersizlik duyguları o kadar ağır basar ki, anne bu duygulardan kurtulmak için çocuğuna karşı aşırı korumacı, aşırı hoşgörülü ve tavizkar davranışlarda bulunabilir.

Bu tür yaklaşımlar o an için çocuğu mutlu etse de uzun vadede çocuk üzerinde olumsuz etkiler yaratır.  Bu durum; çocukların, sınırlarını bilmeyen, hiçbir şeyden tatmin olmayan ,doyumsuz bireyler olmalarına bile neden olabilir.

Aşırı korumacı ve tavizkar tutum bazen de çocuğun tüm ihtiyaçlarını ve görevlerini üstüne alarak onun bağımlı ve kendi başına hiçbir karar alamayan bir kişilik geliştirmesine neden olabilir.

Bazı aileler ise, annenin çalışmasıyla çocuğunun gerekli disiplin ve otoriteden uzak kaldığını düşünüp ona baskı ve katı bir disiplin yöntemi uygulayarak onun çevredeki tüm tehlikelerden korunduğuna inanır. Baskı altında sürekli korunan ve cezalandırılan çocuk ise ya otoriteye boyun eğen ve her isteneni yapan pasif bir kişilik sahibi ya da isyankar bir kişi olabilir.

Araştırmalar Ne Diyor?

Çalışan anneler ve çocukları üzerinde yapılan araştırmalar arasında bulgular genellikle annenin çalışmasının çocuğu olumsuz şekilde etkilemediği yönündedir. Araştırmalar her gün işe giden annelerin çocuklarının gelişiminin yavaş olmadığını ve çocukların zarar görmediklerini gösterir. Çalışan annelerin çocuklarında herhangi bir gelişimsel sorun bulunamamıştır.

Annenin çocuğun bakımı için önemli bir kaynak olduğu ancak annenin çocuğu ile güçlü bir ilişki oluşturması için 24 saate ihtiyaç olmadığı saptanmıştır.

Bazı çalışmaların ana sonuçları şunlardır:

  • Annenin dışarıda çalışması çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkilemiyor.
  • Çalışan anneler ev işleri ve boş zaman etkinliklerine daha az zaman harcıyorlar.
  • Annenin evde kalması ya da dışarda çalışıyor olması çocuğun sosyal davranış, bilişsel yetileri ve dil gelişiminde farklılık yaratmıyor.
  • Çalışan anneler izin günlerinde çocukları ile daha fazla zaman geçiriyor.
  • Önemli olan annenin  çocuğu ile geçirdiği sürenin kısa ya da uzun oluşu değil, çocuğu ile geçirdiği sürenin niteliğidir.
  • Annenin işinden tatmin olmaması, çocuğunun bakımı ve emniyeti konusunda endişe duyması ve çalışma şartlarının  çok ağır olması gibi faktörler çalışan anne ve çocuğu arasındaki etkileşimi olumsuz etkileyebilmektedir.
  • İşinde mutlu olan ve çocuğunun bakımı konusunda endişe duymayan anneler iyi bir ebeveyn rolüne sahiptirler.

Özetle  birçok araştırmaya göre hayatında birkaç değişik kesiti (hem annelik hem iş hayatı)olan kişiler tek kesiti olan kişilere göre çok daha mutlu. Bunun sebebi işler birinde çok iyi gitmediğinde ötekinden aldıkları destekle ayakta durabilmeleri. O yüzden hayatınızın bu zenginliğinin tadını çıkarın ve çok yönlü bir kadın olmanın gururunu yaşayın.

Çalışan anne olmanın avantajları:

Çalışan anne iyi bir örnektir Çocuğuna kendine yetebilme adına güzel bir örnek oluşturur.

Çocukların bağımsız ve sorumluluk sahibi olmalarına yardımcı olur. Çocukların  gün boyunca annelerinden uzak kalmaları onları ev ödevlerini kendi kendilerine yapması ya da kolay yemekler hazırlamaları, giyeceklerini kendilerinin düzenlemesi gibi çocuğun sorumluluk sahibi olmasına destek olur.

Aile bağlarını kuvvetlendirir. Çalışan anneler gerek ev işleri gerekse dış işler konusunda eşlerinden yardım alırlar bu yardım süreci çocuklarda aile içi işbirliğinin önemini anlamasında önemli rol oynar.

Evdeki zamanı daha kaliteli geçirmek için çaba gösterir. Bu düşünceden hareket eden anneler önceliklerini, her boş zamanlarını çocuklarına vermeleri gerektiğini düşünürler. Oysa çalışmayan anneler için çocukları hep yanındadır. Özel bir ilgiye ihtiyaç olmadığını düşünebilirler.

Mali açıdan evi desteklemek manevi tatmini artırır. Aile geçimine katkıda bulunan kadın, kendini güçlü hisseder Güçlü olan kadın da çocuklarına yaklaşım açısından daha bilinçli davranır. Ayrıca çalışan ve para kazanan kadın çocuk için yapılacak harcamalarda daha çok söz sahibi olabilir.

Sosyal açıdan daha zengin bir ortam yaratılabilir. Çalışan anneler ev dışında çocuklarıyla birlikte zaman geçirmek için organizasyonlar ayarlama  ve kendi gibi çalışan annelerin çocukları ile paylaşımlar yapma konusunda daha başarılıdır.

Çalışan anne olmanın dezavantajları:

Yorgunluk Bütün gün iş ortamında yorulan olan annelerin evdeki enerjileri düşebilir.

Olağanüstü durumlarda dengeyi koruyamamak Evden birilerinde oluşabilecek bir hastalık baba kaybı, boşanma, vb… durumlarda psikolojik dengelerin bozulması söz konusu olabilir.

Çocukların rutin gelişmelerini tam takip edememek İlk konuşması, ilk yürümesi, daha ileri yaşlarda arkadaşları vb. konularda yanında olamamak moral bozabilir.

Çocukla yeterince duygu paylaşımında bulunamamak Bazen anlık duygular kaçırılabilir. Duygularını tam ifade edemeyen çocuklar içekapanık sinirli ve aksi davranabilir.

Büyükanne ve büyükbaba ile rol karmaşası Aile büyüklerinden birinin yanında olan özellikle küçük çocuklar somut düşünme becerileri tam oturmadığı için rolleri karıştırabilirler.

Kendine zaman ayıramamak Çalışılan sürenin dışında ev işleri ve çocuklarla ilgilenmenin yanı sıra eğer anneler kendi özel ilgi alanlarına sosyal aktivitelerine zaman ayırmıyorlarsa mutsuz olabilirler.

Unutmayınız ki, çocuğunuzla geçirilen zamanın uzun ya da kısa olması değil, onunla geçirdiğiniz sürenin ne kadar kaliteli ve dolu dolu yaşandığı önemlidir. Bununla beraber, annenin kişisel gelişime önem vermesi yine dolaylı olarak çocuğun gelişimini de etkileyecektir.  

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: