Çocuk Gözlerinde Yaşlar Niye

Asansöre bindiğinde gözlerinde yaşlar vardı hala. Yemyeşil gözleri kıpkırmızı olmuş, göz kapakları davul gibi şişmişti. Belli ki epeydir ağlıyordu. Belki gece uyumamıştı… Belki sabaha kadar cep telefonu kucağında beklemişti. Belki midesi burkulmuştu sıkıntıdan… Belki…
—
Çocuk gözlerinde yaşlar niye? Yanlarında sanki ben yokmuşum gibi, konuşmaya kaldığı yerden devam etti çocuk “sen de her seferinde bunu yapıyorsun hayatım… Adam seni aramıyor bile, anlamıyor musun umurunda değil, hep aynı hikaye…”. Kız duyduklarını reddetmek istercesine “ama altı ayda bir de olsa mesaj atar…”dedi. Bunu söylerken, sanki o mesajın geldiği andaki heyecanı ve mutluluğu kısacık bir an için de olsa yeniden yaşamış gibi olduğunu hissettim. Çocuk ise biraz kayıtsızca, biraz da alaycı bir ifade ile bakmakla yetindi kıza. Tek bir kelime daha etmedi.
Bu esnada inecekleri kata geldiler ve şükürler olsun ki bu manasız diyaloga daha fazla katlanmak zorunda kalmadım. Kusura bakmayın ama bu gibi marazlı ve arazlı durumlarda cinlerim hemen tepeme çıkıyor. Diyeceksiniz ki “hiç tanımadığın iki insanın bir kaç cümlelik sohbetinden ne çıkardın da bu kadar hiddetlendin” ama yok ben biliyorum dostlar, bu filmler çok çekildi, bu sahneler tekrar tekrar gösterildi, yakınlarımda çok yaşandı, sonu hep aynı bitti!
Belli ki adamın biri bu kızın aklını çelmiş, işine gelince arıyor, canım cicim, ama daha önemli işleri olduğunda, ki çoğunlukla da oluyor, hatta genelde altı ay kadar sürüyor, adamdan eser yok, vatandaş arazi… Kız ise kendini adama adamakıllı adamış, altı ayda bir mesaja bile razı olmuş, ama işte o mesaj gelmediğinde bunalıma giriyor.
Ben bu gibi durumlarda adamları gayet rahat anlayabiliyorum, son derece bencilce hayatlarını yaşıyorlar. Diyecek bir sözüm yok, herşey ortada. Ama inanın ne kadar zorlasam da kadınları anlayamıyorum. Bu duruma düşen ve ısrarla bu marazlı ilişkileri sürdürmeye çalışan, kendilerine bu tuhaf ve bence mide bulandırıcı birliktelikleri layık gören, mutsuzluğu kabul eden, bile bile lades diyen kadınlar için ne yapılabilir bilemiyorum.
Bir gün elbette çözeceğim durumu. Ve o gün geldiğinde bunları değil, kurtuluş yöntemlerini yazacağım, o kadınların anlayacakları tonda. Ama o gün gelene kadar bu şekilde yazmayı sürdüreceğim, çünkü ben titizlendikçe etrafımda daha çok malzeme birikiyor. Her vaka da bende daha fazla yazma isteği uyandırıyor. Hemen belirteyim, en büyük ilhamı ise maalesef en yakınımdakilerden alıyorum. Teşekkür ederim arkadaşlar, ama umarım beni çok yormazsınız…
Eylem Yalın – Hayat Güzeldir









