Toplumsal Travma ve Kolektif Bilinç

Toplumsal Travma ve Kolektif Bilinç

Bireysel veya toplumsal fark etmeksizin, yaşanan kötü bir olayın ardından iyileşme süreci gelir. Bu süreçte kişinin, duygu ve düşüncelerinin farkında olması önemlidir. Özellikle toplumsal travmanın ardından kişiler kendilerini yoğun bir suçluluk duygusu, öfke, stres ve üzüntü içerisinde bulabilir.

Naz Güneş Mayadağ

Kişisel Gelişim Uzmanı

Toplumsal travma dönemlerinde, duyguları anlamaya çalışmamak ve yok saymak iyileşme sürecini geciktirecektir. Bu duygu ve düşüncelerin nereden geldiğini anlamak, çözümlemek sağlıklı olan yoldur. Bunun için de kolektif bilinci anlamak gerekir.

Spiritüalizmde kolektif bilinç teması sıklıkla karşımıza çıkar. Kolektif bilinç, bütünün hissettiği duygu-düşünceleri anlatmak için kullanılır. Bu inanışa göre bütünün hissettikleri ve düşündükleri, bütünü oluşturan her bireyden etkilenir. Her bireyi etkiler. Bu sebeple, bir topluluk tarafından deneyimlenen negatif olaylar, o deneyimi yaşayan topluluğun her bireyini de negatif etkiler. Kişiler direkt olarak negatif olaydan etkilenmese bile, etkilenen kişilerle benzer belirtiler gösterebilir. Stres, kaygı, korku, suçluluk, çaresizlik, üzüntü ve öfke bu belirtilerden bazılarıdır. Bu gibi bir durumda duyguları ve düşünceleri fark etmek ve çözümlemek gerekir.

Kişinin kendine, ‘Bu duygular bana mı ait?’, ‘Bu düşünceler nereden geliyor?’ gibi sorular sorması bunu yapmanın ilk adımıdır. Bir diğer adım da kişinin maruz kalma etkisini azaltmaktır. Sürekli negatif olayı araştırmak, düşünmek ve videolar izlemek gibi eylemler kişinin maruz kalma süresini uzatacağından, hissedilen negatif deneyimin süresini de uzatacaktır. Dolayısıyla iyileşme süreci de gecikecektir. Ayrıca ‘Elimden bir şey gelmiyor.’ düşüncesini pekiştireceğinden, kişinin çaresizlik duygusu artacaktır. Bunu çözümlemek için edilgen bir durumdan çıkıp etken bir duruma geçmek etkili olabilir. Olan bir şeyi değiştirmek mümkün olmadığından, olanın ardından çözüm arama daha etkili bir yoldur. Yardım etmek, yaraları sarmak ve farklı alanlarda çözümler üretmek gibi yollar çaresizlik duygusunun azalmasına yol açacaktır.

İyileşme süreci kişiye göre değişir ve bireyseldir

Bazı insanlar iyileşme süreçlerinde dışa dönükken bazıları içe dönük olur. Bazı insanlar savunma mekanizması olarak ilgisiz kalır. Bazı insanların süreci uzun sürerken bazılarınınki kısa sürer. Bütün bunlar normaldir ve yargılanmamalıdır. Özellikle yaşanan toplumsal bir travma sonrası, toplumun her kesiminde etkiler görülür. Bu sürecin toplumsal olduğu kadar bireysel de olduğu ve herkesin acıyla başa çıkma şeklinin farklı olduğu unutulmamalıdır.

­Bu gibi bir süreç sonrasında kişinin kendi duygularına saygı duyarak onların farkına varması, başkalarını yargılamaktan kaçınması, çaresizlik düşüncesine kapılmaması ve negatife maruz kalarak yıkıcı olmak yerine yapıcı olmayı tercih etmesi iyileşme sürecini hızlandıracaktır. Kişinin, bir duygu veya düşüncenin kolektife mi yoksa kendisine mi ait olduğunu fark etmesi de tüm bunları yapmak için atılacak ilk adımdır. Bireysel olarak iyileşmek, kolektif bilinçte de iyileşm­e sağlayacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.