Gıdada Büyük Sahtekarlık

Gıdada Büyük Sahtekarlık

Hileli Gıda Raporu’na göre, gıda terörünün, “terör”den daha çok can alıyor. Gıda terörü hem ekonomiyi hem de halk sağlığını kemirir. Hileli gıdaların sektöre maliyetini 25-30 milyar lira olarak tahmin ediliyor.

—–

Türkiye’de gıda sektöründe kayıt dışılığın ekonomik kaybı da 7-8 milyar lira civarında. Gıda sektöründe bulunan 400 bin civarında işletmenin yaklaşık 10’da 1’i düzeyinde kayıtlı.

Hileli gıdaların halk sağlığı açısından oluşturduğu tehdidin ise toplum tarafından yeterince bilinmiyor. Genellikle ‘ucuz gıda’ olarak bilinen ve normal satış fiyatının oldukça altında fiyattan satıldığı için özellikle dar gelirli kesim tarafından tercih edilen gıdalar genellikle daha kalitesiz olmakla birlikte yine de bir gıda ürünü olarak değerlendiriliyor. Oysa bu gıdaların içinde insan sağlığına çok zararlı maddeler var.

DENETİMLER SADECE KAYITLI FİRMALARLA SINIRLI KALIYOR
Türkiye’de gıda denetimleri Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve yerel yönetimler tarafından yapılır. Bu denetimler kısıtlı sayıda denetçi ile kayıtlı işletmelere yönelik yapılır.

Bakanlıktan aldıkları bilgilere göre, bu yılın ilk 6 ayında 335 bin 68 denetim yapıldı. Bu denetlemelerin dağılımına bakıldığında, süt ve süt ürünleri üreten işletmelere 8 bin 649, et ve et ürünleri üreten işletmelere 2 bin 531, ekmek ve ekmek çeşitleri üreten işletmelere 16 bin 834 denetim ve unlu mamuller üreten işletmelere 9 bin 620, şekerleme üreten işletmelere 872, pastacılık ürünleri üreten işletmelere 8 bin 540 denetim gerçekleştirildi.

Denetlenen 335 bin 68 işletmeden 5 bin 375’ine idari para cezası uygulandı. 49 firma hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Kesilen idari para cezasının toplam tutarı ise 27 milyon 580 bin 326 lira.

Bu yıl içerisinde kamuoyuna ifşa edilen ürünlerin arasında et ve süt ürünleri, takviye edici gıdalar, zeytinyağı, bal, alkolsüz ve alkollü içecekler, kahve, çikolata ve tahin yer alıyor. Örneğin, köftede at eti, Adana kebapta kanatlı eti, kıymada sakatat, sucukta da deri dokusu tespit edilmiş. Bu arada şifa niyetine satılan bitkisel macun ve bitkisel gıda takviyelerinin içerisinde sıklıkla ilaç etkin maddesi Sildenafil’e rastlanmış” ifadelerini kullandı.

Denetimlerin kayıtlı firmalar üzerinde yapıldı, kayıt dışı firmalar ise genellikle tespit edilemedikleri için bu denetim rakamlarının dışında kaldı. Bu durum nedeniyle kayıtsız firmaların daha da fütursuz faaliyet gösteriyor.

HİLELİ GIDA ÜRETİM YÖNTEMLERİ

– Yüzde 100 dana eti diye satılan sucuklarda at, eşek ve kanatlı eti uzun soyulmuş sosise kanatlı eti, yabancı doku ve iç organ katılıyor

– Sucuk, salam imalatında kullanılan sarımsak kireç suyunda soyuluyor

– Tereyağa bitkisel yağ karıştırılıyor

– Soya baharatla karıştırılıp sucuk imalatında kullanılıyor. Sucuğun raf ömrünü uzatmak için nitrat katılıyor

– Yoğurda bitkisel yağ ve jelatin karıştırılıyor

– Yoğurt ve ayrana peynir suyu ve nişasta ekleniyor

– Hem UHT sütlere hem de sokak sütlerine su ekleniyor

– Yağlı tulum peynirine bitkisel ve hayvansal yağ ve nişasta katılıyor

– Atık yağ olarak anılan kullanılmış kızartmalık yağ çeşitli gıda maddelerine karıştırılıyor

– Şekere tekstil boyası, yumuşak şekere domuz jelatini ve tekstil boyası katılıyor

– Küp şekeri kalıp haline getirmek için mumsu maddeler kullanılıyor

– Çikolataya hayvan yemi olarak kullanılan soya tozu, margarin, keçi boynuzu tozu, leblebi tozu, kavrulmuş bakliyat tozu, fındık zarı karıştırılıyor

– Tatlılarda Antep fıstığı yerine bezelye ve yeşile boyanmış yer fıstığı kullanılıyor

– İncirler hidrojen peroksitle ağartılıyor. Bozuk, ezik ve kurtlu incirlerden ‘incir lokumu’ gibi ürünler yapılıyor

– ‘Haşerelere karşı önlem’ için kuru üzümler kurutulmadan önce mazota bulanıyor

– Tereyağlı diye satılan baklavalara tereyağı aroması ekleniyor

– Süt kremasının yerine, sıvı ve katı formdaki bitkisel yağlar, bitkisel orijinli proteinler ve ithal ucuz süt tozları kullanılıyor

– Baklava şerbetlerinde şeker yerine tatlandırıcı ve mısır glikozu kullanılıyor

– Şekerpancarı pekmezi üzüm pekmezi diye satılıyor

– Helvanın içine beyaz susam yerine Sudan’dan ithal edilen ucuz susam konuluyor

– ‘Takoz’ diye tabir ettikleri eski dönerlerin üzerine yeniden et konularak satılıyor

– Tavuk döner içine öğütülmüş inek memesi, sakatat parçaları, bağırsak, kıyılmış tavuk derisi ve paça katılıyor.

– Et terbiye edilirken yüzde 20­25 oranında su verilip ağırlaştırılıyor

-Et yerine nişasta, tavuk derisi, zar, baharat karışımı kullanılıyor

– Yağ ve kemik külünden lahmacun yapılıyor

– Beyaz et klora batırılıp taze görüntüsü veriliyor

– Kırmızı bibere kiremit tozu, karabibere renk alması için kanserojen boya katılıyor

– Kakaolu fındık kremasında kakao yerine keçiboynuzu tozu ve margarin kullanılıyor

– Zeytinyağına kanola, fındık ve soya yağı karıştırılıyor

– Zeytinler kimyasal boya ile renklendiriliyor

– Bozuk ve kırık yumurtalar pastacılık sektöründe kullanılıyor

– Dökme baharatlar arasına kurutulmuş ot­sap karıştırılıyor

– Kaçak sigaralarda kullanılan tütünün içine tahta tozu katılıyor

– İçkiye katılan metil alkol zehirliyor ve körlüğe neden olabiliyor

– Şaraplara su ve şeker katılabiliyor

– Reçelin içine az miktarda meyve, bol miktarda şeker şurubu konuluyor

– Dondurmaların içine doğal sahlep yerine suni sahlep, süt yerine su ve süt tozu, meyve yerine yapay meyve boyası katılıyor

– Meyve sularına aroma olarak kimyasal ürünler katılıyor

– Günü geçmiş sütlü tatlılar hazır yemek firmaları aracılığıyla tüketilebiliyor

GIDADAKİ KDV AZALTILMALI
Üretim sürecinin denetlenmesi için tarladan tüketiciye kadar uzanan zincirin kayıt içine alınması önem taşıdığının altını çizen Yetkin, üreticilerin, denetlenebilir kooperatif işletmeler içinde toplanması gerektiğini bildirdi.

Yetkin, gıda maddelerinden alınan KDV ve dolaylı vergilerin azaltılarak makul sınırlara çekilmesi gerektiğinin altını çizerek, tarım satış kooperatiflerinin yanı sıra üretici kooperatiflerinin gıda üretimi yönündeki girişimlerinin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Hürriyet

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.