Kalp Hastaları Oruç Tutabilir mi?

Kalp Hastaları Oruç Tutabilir mi?

Sağlıklı kişilerde oruç tutulması ile iyi huylu diye bilinen yararlı kolesterol HDL’nin artar, kötü huylu kolesterol LDL ile trigliserid düzeyleri de dengede kalır. Ayrıca koroner kalp hastalığı için bir risk faktörü olan homosistein’in oruç tutanlarda düşük düzeylere gerilediği gösterilmiştir.

Dr. Hayri Parlar

Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzm.

Orucun yararlı etkilerin görülebilmesi için iftardan sonra beslenmeye ve hafif tempolu yürüyüş gibi hem metabolizmayı hızlandıracak hem de sindirime faydalı olacak egzersiz yapılması gereklidir.

Ramazanda iftar sofraları çok çeşitli ve miktar olarak fazla olmaktadır. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. Kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan önemli yanlışlardan birisi de  hızlı bir şekilde çok yüksek miktarda besin tüketmektir.

Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir, çok hızlı yemek sonrasında fazla miktarda, yüksek kalorili besinler tüketilebilir ve bu durum ilerleyen günlerde kilo alımına da zemin hazırlar.

Kalp hastaları oruç tutabilir mi?

Kalp damarlarında ciddi darlıklar olan koroner kalp, kalbin kanı pompalama gücünün zayıf olduğu kalp yetersizliği, kan basıncının kontrolünün iyi olmadığı yüksek tansiyon, kalp kapaklarında önemli seviyede sorun olan, insulin kullanan ya da şeker düşüklüğü yaşama riski olan diyabet hastalarının oruç tutması sakıncalı olabilir. Bu hastaların mutlaka doktorları ile görüşmeleri gerekir.

Özellikle bol yağlı, kalorili ve hızlı yenilen iftar yemeklerinden sonra koroner kalp hastalarının kalp krizi geçirme riskleri yüksektir. Kalp yetersizliği olan kişiler, vücutlarında artan tuz ve suyu azaltmak için idrar söktürücü ilaçlar kullanır. İlaçların etkisiyle oruç zamanı aşırı tuz ve su kayıpları olur. Bu durum, bayılmalara hatta şoklara neden olabilir.

*İftarda, vücuda yüklenen aşırı su ve tuz, zaten sınırda pompalama gücü olan kalbi aşırı çalışmaya zorlar. Bunun yanında hızlı ve bol yemek sonrası, sindirim mide bağırsak sisteminin kan dolaşım hızı artar. Bu da kalbe ek yük getirir. Aşırı yük, kalp yetersizliğine yol açabilir.

*İftarda aşırı miktarda, yağlı, kalorili yemek tüketimi, gündüz içilemeyen sigaraların iftar sonrası ardı ardına içilmesi hastalar için risk faktörleridir. Ramazan ayında hastanelerin acil servislerine, iftar ile sahur arasında tokluk süresinde başvuru olmaktadır. Eğer, iftarda kısa sürede aşırı yeme alışkanlığı olmazsa, ramazanda kalp krizleri büyük ölçüde azalacaktır.

*Kalp ve tansiyon hastaları oruç tutuyorlarsa ilaçlarını iftarda ve sahurda alabilecekleri şekilde doktorlarına sormalıdır. Günümüzde çoğu ilacın uzun etkili olup günde bir ya da iki kez alınabilmesi eksiksiz ilaç alımını kolaylaştırmaktadır.

Oruç tutarak zayıflanabilir mi?

Sadece oruç tutarak zayıflamaya çalışmak yanlış bir düşüncedir. Tam aksine hareket azlığı ve gün boyu aç kalmak, metabolizmayı yavaşlatmakta, bu da ramazanda özellikle yediklerimize dikkat etmediğimizde kilo alımına bile neden olmaktadır. Bu nedenle Ramazan ayı boyunca iftarda yavaş ve abartmadan yemek, gece hafif üçüncü bir öğün planlamak ve iftardan sonra biraz dinlenerek yürüyüş  yapmak yavaşlayan metabolizmanın hızlanmasına neden olacaktır.

Ramazanda nasıl beslenmeliyiz?

Ağır yemeklerden kaçınılması, tatlı ihtiyacının hamur işi tatlılar yerine meyve ya da sık olmamak kaydıyla sütlü tatlılardan karşılanması önemlidir. Kalp ve böbrek sorunları gibi nedenlerle doktor başka bir şekilde önermediği sürece günde 2-2.5 litre sıvı alınması, hatta sıcak yaz aylarında bunun biraz daha artırılması gerekir. Sıvı tüketiminin ağırlıklı olarak su olması önerilir. Ayran, maden suyu ve şeker hastalığı yoksa taze sıkılmış meyve suları ya da komposto tüketilebilir.

İftar, ideal olarak  bir çorba ile açılmalı ve bir süre ara verildikten sonra mümkünse sulu bir sebze yemeği ile devam edilmelidir. Oruç süresince, midenin uzun süre boş kalmasından sonra bir anda çok yiyecek tüketilmesi sonucu mide ve kalp sorunları ortaya çıkabilmektedir. Bunu önlemek için iftarda yavaş yavaş ve az miktarda yemek yenilmesi gerekmektedir.

Sahurda ya kahvaltı  yapılmalı ya da çorba, zeytinyağlı veya sulu yemekler gibi ağır olmayan tarzda besinler tüketilmelidir. Yumurta tok tutucu, iyi bir protein kaynağı olması nedeniyle sahurda tercih edilebilir. Bir ya da iki tane yumurta yağda  ya da muz, karpuz, kavun gibi lifli meyveler tüketilebilir. Yoğurt özellikle tarçın ile karıştırılıp yendiğinde hem bağırsaklar için yararlı hem de acıkmayı engelleyici etkisi ile oruç sürecine destek olabilir. Ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişler de sahurda yenilebilir. Sahurda tuzlu gıdalardan kaçınılmalıdır.

YAZAR BİLGİSİ
Hergün güncellenen haberleri ve birbirinden özel yazarları ile takipçilerine çok özel bir dünyanın kapılarını aralayan SAGLİKVEYASAMDERGİSİ.com.tr, internette dergi standartlarında takipçilerine sağlıklı yaşamın renklerini sunuyor. Sağlıklı Yaşamın Pusulası’ olan www.saglikveyasamdergisi.com.tr sitesi Sağlık & Yaşam Dergisi’nin yazılı basındaki başarısının sanal ortamdaki en büyük destekçisidir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.