google.com, pub-2571312230047356, DIRECT, f08c47fec0942fa0 gtag("event", "ad_impression", {query_id: "CMz26sa46Y8DFdRrkQUd_t8rsQ", send_to: "G-97YMFGXZ6F"})

Nefesiniz Yeterli mi?

Nefesiniz Yeterli mi?

Çoğu sağlıklı insan normal ve sakin bir soluk alışta nefes kapasitesinin yalnızca  yüzde 30’una kadarını kullanabilir. Peki ya daha çoğunu kullanabilseydik?

Prof. Dr. Yonca Tabak

Çocuk Sağlığı Hastalıkları ve Alerji Uzmanı

 Yanlış ve doğru nefes alımını ve gerçek bir nefesin size kazandıracaklarını biliyor musunuz? Derin nefesin faydaları herkes tarafından bilinebilir. Sinirlenince, üzülünce, içimiz sıkılınca farkında olmadan ya da bilinçli olarak rahatlamak için derin nefes alınır. Ancak ihtiyaç olan faydalı ve doğru nefesi alıyor muyuz? Çoğu kişi için geçerli olan cevap: Hayır!

İş güç derken yaşama daldığımız, farkında olmadığımız zamanlarda ne kadar nefes aldığımızı biliyor muyuz? Doğduğumuz andan itibaren varlığını kanıksadığımız, yaşamla eşdeğer olan nefes bize hediye edildiğinden bu yana hiç doğru nefes alıyor muyum diye düşündük mü?

Doğru nefes nedir?

Bir bebeğe ilk doğduğu anda hediye edilen doğal nefes, karından başlayarak önce karnın sonra göğsün bir dalga gibi inip kalkması ile seyreden sakin ve akışkan bir nefestir. Çocuğun 3- 4 yaşlarına gelmesi, kendini ve çevresini tanıması ve korktuğu anlarda nefesini tutmaya başlaması ile birlikte bu doğal nefes alışkanlığı giderek bozulur. Erişkin bir birey olunduğunda, karın nefesi kaybolur ve kişi artık sadece göğüs kafesi ile nefes alır hale gelir yani nefes alındıkça yalnızca göğüs inip kalkar. Derin nefes almamız söylendiğinde, karnımızı içeri çeker, omuzlarımızı kaldırır, göğsümüzü dışarı çıkarırız. Bu çaba ile bile göğüs nefesi ile sınırlı kaldığımız için yüzeysel bir nefes alış söz konusudur. Bu şekilde kişinin akciğer potansiyelinin çok azını kullanabilir ve solunum fonksiyon testlerinde ortaya çıkan sonuçların da gösterdiği üzere çoğu sağlıklı insan normal ve sakin bir soluk alışta nefes kapasitesinin yaklaşık yüzde 30’u kadar nefes alabilir. Astım gibi nefes almanın iyice zorlaştığı hastalıklarda bu kapasitenin iyice azalır. Az nefes aynı zamanda az can, az yaşam, az sağlık demektir.

Karın nefesi aynı zamanda diyafram nefesi olarak da bilinir.

Üflemeli çalgı çalanlar, opera veya şan gibi yoğun nefes gereken işlerle uğraşanlar nefeslerini bilinçli bir şekilde yeniden diyafram/karın nefesine döndürür. Şu bir gerçektir ki; göğüs nefesi yüzeysel nefes almayı sağlarken, diyafram-karın nefesi çok yoğun ve derin nefes almayı sağlar. Derin ve etkili nefes alındığında tüm vücutta farkında olmadan oksijen eksikliği belirtileri baş gösterir ve bu durum da halsizlik, kas ağrısı, mide asidi artışı, depresyon, huzursuzluk, akciğer problemleri, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve sağlıksız bakterilerin artışı ile beraber alerji ve kanser başta olmak üzere birçok kronik hastalık ve enfeksiyona zemin oluşur.

Tüm yanlış nefes alanlar için iyi haber ise: 3 yaşından sonra bozulmaya başlayan nefes alışkanlığı, özel nefes eğitim çalışmaları ile geri döndürülebilir. Bu çalışmalarda diyafram rahatlatılarak yeniden esneklik kazandırılır; nefes akciğerlerin en alt noktalarına kadar inmeye başlar ve en önemlisi de bu nefes alışkanlığı kalıcılaştırılarak normal hayatta da maksimum düzeyde oksijenin vücuda gitmesi sağlanır. Bu nefes eğitimleri sonunda nefes yeniden doğal ve diyafram katılımı ile alınmaya başlandığında tüm vücutta bol oksijen dolaşımı sağlanır. Oksijenin getirdiği hücre yenilenmesi ile de bağışıklık sistemi güçlenir; nefes alışımızla ilgili olabileceğini hiç düşünülmeyen pek çok sorun ortadan kalkar; enfeksiyonlara direnç kazanılır; midede yanma, reflü ve astım yakınmaları kendiliğinden azalır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.