Okul Öncesinde Doğru Beklentiler

Çocuk niçin okul öncesi eğitim almalı, seçim yaparken nelere dikkat edilmesi gerekir? Toplum ve gelişmelere uyumlu, kendi ayakları üzerinde durabilen, sosyal ortam, bunun getirdiği kurallara ürkmeden uyumunu sağlayabilecek şekilde yetiştirebilecek eğitimcilerin olmasına dikkat edilmelidir.
Derya Akgün
Anaokulu Öğretmeni
Geleceğin temsilcisi olan çocukların 0-6 yaş arasındaki gelişimleri iyi gözlemlenmeli, doğru kaynaklardan faydalanılarak garanti altına alınmalıdır.
İnsanların dünyadaki değişimlere uyum sağlayabilmeleri, bilgiyi edinip etkin biçimde kullanabilmeleri, öğrenmeyi yaşam boyu sürdürebilmeleri, her şeyden önce etkili öğreniciler durumuna gelmeleriyle olanaklıdır.
Sözün özü ’AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR.’ Temeli sağlam atılmamış bir toplumun bilime, teknolojiye. çağa ayak uydurması beklenemez.
Bunu gerçekleştirmek konusunda görev hep annelerin üzerindedir. Aslında annelik günün yirmi dört saati ve yaşam boyu devam eden adı ’insan yetiştirmek’ olan bir iştir. Bilinmelidir ki; bizler çocuklarımıza ayırdığımız zaman dilimi kadar karşılık alabiliriz.
Geçmiş yıllarda anneler çocuk yetiştirmek konusunda tek bırakılır bu da yetmiyormuş gibi evine, işine, eşine yetmesi beklenirdi. Fakat günümüzde annelerin üzerinde ki yükü hafifletmek ve geleceğimizin temsilcileri olan çocuklarımızın eğitimini tesadüflere bırakmamak için okul öncesi eğitim kurumlarından faydalanma imkanı oluşturuldu.
Her konuda olduğu gibi okul öncesi eğitim konusunda da faydalanmak isteyenler ilk dönemlerde çok azdı. Genellikle zor durumda kalan çaresiz anneler (çalışanlar) okul öncesi eğitim kurumlarını tercih ediyordu. Günümüzde ise okul öncesi eğitimin önemi vurgulandıkça tercihlerde de değişimler söz konusu olmaya başladı. Ev hanımları da çocuklarının ev ortamında alınan eğitimin yeterli olmadığını fark etti.
Şuanda ilköğretim okullarında mutlaka anasınıfları yer almakta. Eğitim konusunda tıkanılan noktalarda ise halen fazla bir yol kat etmeyi başaramadık. Geçmiş yıllarda okul öncesi eğitim kurumlarının çalışan anneye yardım amaçlı oluşturulan bakım evi olarak görülmesi imajı henüz silinemedi.
Günümüzde çocuğunu yuvaya gönderen ebeveynler okul ortamından neler beklemesi konusunda yeterli bilince sahip değiller. Onlar için kurum; güvenilir bir yere çocuğunu bıraktığı, yemek ihtiyacının giderildiği, terlediğinde üstünün değiştirildiği, oyun oynatılarak eğitimin sağlandığını bir ortam. Bunun bu kadar kolay olmadığını beklentilerinin düzeyini arttırması gerektiğini ebeveynlerin çoğu bilmiyor. Okullaşma oranının artması aslında eğitim kalitesini de artıracaktır. Çocuğunu okul öncesi eğitim kurumuna gönderen bir ebeveynin dikkat etmesi gereken noktaları belirtmek gerekirse;
Öncelikle güvenilir bir ortam olmalı. Çocuğu topluma ve gelişmelere uyumlu, kendi ayakları üzerinde durabilen, sosyal ortamın ve bunun getirdiği kurallara ürkmeden uyumunu sağlayabilecek şekilde yetiştirebilecek eğitimcilerin olmasına dikkat etmeli.Yani; çocuğuna hayatta her şeyden çok kendisinin önemli olduğunu, kendisini sevmesini, kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyeceğini, işlerin hiçbir zaman bitmeyeceğini, en yoğun zamanda bile kendine vakit ayırması gerektiğini, sporla barışık yaşamasını, müziği sevmesini, kendisini ifade edebilmeyi, sorgusuz sevmeyi, sevdiğinde seviyorum diyebilmeyi, istemediğinde ’hayır’ demeyi, basit şeylerden zevk alabilmeyi, haklı olduğu konuda sonuna kadar diretmesini, bilginin en büyük güç olduğunu, yapabilirse bunu en büyük fiyata satmasını ama kalbini ve ruhunu kendine saklaması gerektiğini, hayatı sorgulamasını, kendi doğruları üzerinden kimsenin onu yargılamasına izin vermemesi gerektiğini, başkalarını da kendi doğruları üzerinden yargılamamayı, bunun başkalarını dinlememek olduğunu değil, söylenenleri kendi eleğinden geçirmesi gerektiğini, kendi fikirlerine inanmanın güzelliklerini fark etmesini, kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi ama aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini, her şeyin bir sonu olduğunu, her şeyini tüketebileceğini, tüketemeyeceği tek şeyin BİLGİ olduğunu, kitaplardan keyif almasını, okumayı sevmesini öğretecek bir kurum seçmeli ki hayat denilen dikenli yolda canı çok acımasın.






