Prostat Ameliyatı Sonrası Cinsellik

Artık prostat ameliyatı sonrası cinsellik en merak konular arasında yer alıyor. “Açık ameliyatlar” yerini robotik cerrahiye bıraktı. En yaygın şekilde kullanıldığı alanların başında ise üroloji geliyor.
Prof. Dr. Ali Rıza Kural
Üroloji Uzm.
Prostat ameliyatı sonrası erkeklerde oluşabilecek olumsuz tablonun ilk sırasında cinsellik yer alıyor. Radikal prostatektomi girişiminin olumsuzluklardan biri de cinsel işlev bozukluğuna yol açabilmesi. Robotik cerrahinin bu riski büyük oranda önlemesi, hastanın yaşam kalitesini artıran imkânların başında geliyor!
İleri teknolojiler sayesinde tıp alanında da önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu merak uyandıran gelişmelerin en önemlisi ise robotik cerrahi alanında karşımıza çıkıyor. Operasyonla prostat bezinin tümü çıkartılıyor. Lokal hastalıkta radikal prostatektomi ameliyatı (prostatın çıkarılması) ve radyoterapi başlıca tedavi yöntemlerini oluşturuyor.
Radikal prostatektomi operasyonu geçiren ve çok saldırgan olmayan tümörlü hastaların 10 yıllık hastalığa özgü sağ kalım oranları yüzde 90 gibi yüksek bir rakamda seyrediyor. Bu nedenle prostat kanseri teşhisi konduğunda kanserin yayılmasını önlemek için uygun hastalarda çoğunlukla radikal prostatektomi, bir başka deyişle prostat bezinin tümünün çıkartılması operasyonu uygulanıyor.
Robotik cerrahi, operasyon sonrasında oluşabilecek cinsel fonksiyon bozukluğunu büyük oranda önlenebiliyor! Radikal prostatektomi ameliyatının erkeklerde oluşturabileceği olumsuzluklardan biri, cinsel işlev bozukluğuna yol açabilmesi. Cinsellikle ilgili sinirler ve damarlar, prostat organının arka ve yan bölümlerinde adeta prostatı çevreler şekilde yer alıyor. Aşağıya doğru indikçe penis içerisindeki kavernöz dokuyla birleşerek devam eden bu oluşumların cinsel işlevin devamı için korunması önem taşıyor.
Prostatın dışına taşıp sinir damar demetini tutan tümörlerde ise bu mümkün olmuyor. Az sıklıkla rastlanan böyle bir durum varlığında tek taraflı veya çift taraflı sinir korumadığımız hastalar da oluyor.
İki taraflı sinir koruduğumuz zaman ereksiyon işlevinin geri dönme oranları yüzde 90′ın üzerinde oluyor. Robotik cerrahide bu oluşumları daha iyi görüyor ve o oranda da daha iyi koruyabiliyoruz. Tek taraflı sinir koruma işlemi bile birçok hasta için yeterli olabiliyor. Burada hastanın yaşı ve ameliyat öncesi cinsel işlev durumu da önemli. Hangi yöntem olursa olsun, ameliyat sonrası 18 aya kadar cinsel işlevde düzelme olduğu biliniyor. Bu süreçte ilaçlarla bu sürecin kısalmasına gayret ediyoruz.
Hastaların konforunu artırıyor
Geleneksel radikal prostatektomi operasyonları büyük bir cerrahi kesi ile yapılıyor, bu da birçok soruna yol açıyor. Bu da hastanın operasyondan sonra geç sürede iyileşmesine, hastanede daha uzun süre yatmasına, daha fazla yara enfeksiyonu riskine maruz kalmasına ve ciltte büyük bir yara izine yol açıyor. Günümüzde sıkça başvurulan “robotik prostatektomi” yönteminde ise operasyonlar çok küçük mini kesiler ile yapılabiliyor. Böylece hastalara daha az travmatik bir girişimsel tedavi alternatifi sunuluyor.
Robotik cerrahinin 5 önemli avantajı
Kan kaybında azalma
Robotik radikal prostatektomi operasyonlarında batın gazla şişiriliyor. Bu gaz basıncından dolayı kanamalar oldukça azalıyor. Ayrıca 3 boyutlu yüksek çözünürlüklü ve operasyon alanını büyütebilen kameralar yardımıyla kanama alanları daha net olarak görülüyor ve erkenden durdurulabiliyor.
Kısa sürede taburcu olma
Robotik cerrahideki daha küçük ameliyat kesisinden ve daha az kan kaybından dolayı hastalar açık operasyonlara oranla hastaneden çok daha erken taburcu edilebiliyor.
Ağrıda azalma
Küçük mini kesiden dolayı hastalar açık operasyonlara oranla daha az ağrı hissediyor.
Kanser kontrolünde iyileşme
3 boyutlu yüksek çözünürlüklü görüntü ve 7 derece hareket edebilen enstrümanlar sayesinde cerrah kanserli prostat dokusunu daha net olarak görebiliyor ve daha net işlem yapabiliyor. Bunun sonucunda cerrahi sınır pozitifliği denilen geride kanser bırakma riski önemli ölçüde azalıyor.
İdrar kontrolünde iyileşme
Robotik cerrahi ile daha iyi bir görüntünün sağlanması, kanamanın daha az olması ve daha uzun bir idrar yolu bırakılabilmesi operasyon sonrasındaki idrar kaçırma problemini büyük oranda önlüyor.









