Proteinin Azı Karar, Çoğu Zarar

Proteinin Azı Karar, Çoğu Zarar

Vücudun en küçük birimi hücrelerin yapı taşı olan protein hem kilo vermek hem de vücudundaki kas oranını arttırmak isteyenlerin vazgeçilmez besinidir. Proteinler mideden daha geç boşaldığı için daha tok kalmayı sağlar.

Hazal Çatırtan

Beslenme ve Diyet Uzmanı

“Protein” sözcüğünün kaynağı, Yunanca ’da “birincil öneme sahip” anlamına gelen “prota” sözcüğünden gelir. Proteinler elzem olan ve olmayan aminoasitlerin birleşmesi ile oluşan büyük kompleks yapılardır. Elzem olan aminoasitler vücutta üretilmediği için bu ihtiyacın besinlerle alınan proteinlerle karşılanması gerekir. Bu nedenle de proteinler beslenmemizde birincil öneme sahiptir.

Sağlıklı beslenme ve diyet söz konusu olduğunda proteinlerden bahsetmemek mümkün değildir. Proteinler sindirimleri, metabolize olmaları ve kullanılmaları için vücut daha çok çaba gösterdiğinden daha fazla kalori harcamamızı sağlar.

Proteinler kas ve kemiklerin yapı taşıdır

Proteinlerin vücutta hücre yapımından sorumlu olan, büyüme-gelişmenin sağlanması ve eskiyen dokuların yenilenmesinde görev alan makromoleküller olduğunu anlatan Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hazal Çatırtan şu açıklamalarda bulundu: “Proteinler vücudumuzdaki kas, kemik gibi tüm hücrelerin yapıtaşıdırlar, enzimlerin ve hormonların oluşmasında görev alırlar, immün sistemdeki yapıları (antikorlar) oluştururlar ve bu nedenle de yalnızca uzun süreli açlıklarda bize enerji sağlarlar. Bu önemli besin öğesini yumurta, et, tavuk, balık, kuru baklagiller, süt ve süt ürünlerinden almak mümkün.

Proteinin eksikliğine kadar fazlasına da dikkat etmek gerekir

Günlük diyette proteinler yeteri kadar bulundurulmadığı takdirde miktar ve kalite yönünden gereksinimler karşılanamaz. Bu da protein yetersizliği hastalıklarına neden olabilir. Çocuklardan yaşlılara kadar toplumun her kesiminde görülebilecek olan bu durum küçük yaşlarda büyüme gelişme geriliğine sebep olurken her yaştan insanda kas ve kilo kaybına, anemi ve ödem oluşumuna, halsizliğe, bağışıklık sisteminde zayıflamaya ve hastalıklarda iyileşme sürecinin uzamasına neden olur. Yetersizliği olduğu gibi proteinin aşırı tüketime bağlı vücutta fazlalığı da oluşabilir. En basit haliyle protein alımının aşırı artması lif alımını kısıtladığından kabızlık yaratabilir. Buna ek olarak proteinlerin parçalanması sonucu oluşan ürünlerin vücuttan atılması sırasında böbrek solüt yükü artar yani böbreğe aşırı yüklenme olur. Böbreklerde erken yıpranma ve fonksiyon kaybı görülebilir. Fazla protein tüketimi idrarla kalsiyum atımını da artırarak böbreklerde taş oluşum riskini artırabilir. Kanda ürik asidi artırıp eklemlerde birikmesine neden olarak gut hastalığına yol açar. Hayvansal kaynaklı proteinler doymuş yağ ve kolesterol içerir. Bu nedenle kalp ve damar sağlığı için risk faktörü oluşturur, kan basıncını yükseltebilir ve karaciğer yağlanmasına sebep olabilir. Fazla yağ alımı vücutta serbest radikal oluşumuna ve kanser gelişimine de neden olabilir, özellikle kolon kanserinin protein içeriği yüksek bir besin olan kırmızı et kaynaklı olduğunu gösteren çalışmalar bulunmakta. Ayrıca vücutta protein deposu olmadığı için yağa dönüşerek depo edilir ve kilo aldırır.

Protein gereksinimi kişiye ve yaşa bağlı olarak değişiklik gösterir

Proteinlerin işlevleri ile azlığının-fazlalığının etkileri göz önünde bulundurulduğunda ihtiyaçların uzman kontrolünde yeterli-dengeli bir diyetle mutlaka karşılanması gerekir. Günlük protein gereksinimi için net bir miktar verilmez çünkü gereksinim yaşa, gebelik ve emzirme gibi bazı özel durumlara, böbrek hastalığı gibi bazı sağlık sorunlarının varlığına ve fiziksel aktivite düzeyine göre değişiklik gösterir. Yetişkin bir bireyin günlük kalori ihtiyacının en az yüzde 15’i protein olmalı ancak özellikle gereksinimlerin arttığı durumlarda veya kısıtlama gerektiren hastalık durumlarında kilo başına hesaplama yapmak daha doğru olur. Çocuklar gelişme döneminde oldukları için vücutlarında yeni doku yapımı yetişkinlerden çok daha fazladır bu nedenle de yapılara katılacak protein gereksinimi artmakta ve diyetle alımı da artırmak gerekmektedir. Bu durumda çocukların gereksiniminin yetişkinlerden daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Aynı durum ve gereksinim artışı gebe ve emziklilerde de geçerlidir. Sporcularda da doku yenilenmesi için protein gerektiğinden onların da ihtiyaçları artar.

Sağlıklı protein beslenmesi için ipuçları

Sağlıklı bir beslenmede protein kaynakları karbonhidrat ve yağlarla birlikte tüketilmelidir. Et-tavuk-balık ile süt ve süt ürünlerini doymuş yağ ve kolesterol alımını azaltmak adına az yağlı tercih edebiliriz. Sağlıklı bir örnek vermek gerekirse az yağlı et+salata/zeytinyağlı sebze yemeği+ekmek/çorba gibi bir öğün tercihi protein dâhil tüm besin ögesi gereksinimlerimizi karşılayan iyi bir alternatiftir. Günümüzde tek besine dayalı, özellikle protein ağırlıklı veya düşük kalorili beslenmek ilgi görüyor. Bu tarz diyetlerle kısa vadede hızlı kilo kaybı sağlansa da uzun süreli böyle bir beslenme ideal vücut kompozisyonunun bozulmasına bununla birlikte saç dökülmesi, tırnak kırılması, cilt sorunları oluşmasına yol açabilir, vitamin-mineral eksiklikleri oluşabilir. Tek besine dayalı, protein ağırlıklı veya düşük kalorili diyetlerin uzun vadede son basamağı organ fonksiyon bozuklukları olabilir.

Diyetlerde proteinlerin önemi büyük

Hem zararları olan hem de kalıcı kilo kaybı sağlamayan bu diyetler uzun süreli beslenmeye uygun olmadıkları için kişilerde kalıcı bir davranış değişikliği sağlamaz. Beslenme alışkanlıkları ve günümüz sosyoekonomik koşullarına da uymadığı için devam ettirilebilir bir düzen yaratmaz. Bu da eski beslenme alışkanlıklarına dönüş ve kiloların geri kazanımı olarak karşımıza çıkar.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.