google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Sağlıklı Yaşamın Potansiyeli

Sağlıklı Yaşamın Potansiyeli

Sağlıklı yaşamın potansiyeli için kehanete gerek yok. Gelecek 10 veya 20 yıl içinde büyük bir kitle, ilaçların gerçekte nelere yol açtığını öğrenecek ve en ufak rahatsızlıkları için doktorlara gitmekten vazgeçecek.

Bilge Merve Savaşan

Sizde sağlıklı yaşamın potansiyeline önem veren biriyseniz hayat felsefesi ve tedavi metodu olan natüropati hakkında daha çok bilgilenmelisiniz.

Dünyanın her yerinde toplumlar artık ilaçlardan kurtulmaya çalışıyor. Hasta olup tedavisini aramaktansa, yolun başında kendilerine iyi bakıp oluşabilecek hastalıkları önlemeye çalışıyorlar.

Naturopati; sağlığımızı nasıl yönetebileceğimizi, kendimizi nasıl geliştirebileceğimizi, doğru şekilde nasıl beslenmemiz gerektiğini, dolayısıyla sağlıklı ve dengeli bir hayat tarzına nasıl sahip olabileceğimizi, kendimizde-çevremizde varolan potansiyelin maksimumundan nasıl yararlanabileceğimizi öğreten, iyileşmenin vücutta var olan tabii iyileştirici kuvvetlerin etkisine bağlı olduğu prensibine dayanan bir tedavi metodu.

Doğa Ana’ya Güvenin
Vis Medicatrix naturae (tabiatın iyileştirici gücü) anlayışı çok eskidir. Tabiatın iyileştirici gücünün önemini ilk fark eden Hippocrates devrine M.Ö. 400’e kadar dayanır. Ona göre sağlık vücudun bozulan fonksiyon dengesini düzeltmek için gösterdiği gayretten doğuyordu. “Zaman Sürecinde Tabiatın İyileştirici Gücü Doktrini” kitabının yazarı Dr. Max Neuberger’in söylediği gibi, hastalıktan kurtulma tabiatın çabasıyla ya sadece iyileştirici güçleriyle ya da tıbbi yardım desteklenerek oluyordu.

Başını Duvara Vurursan Başın Ağrır
Natüropati hastalığın temel nedenini bulup ortadan kaldırmaya dayanır. Bu neden, zararlı yiyecek, içecek ve nefes alınan hava gibi kimyasal, kaburgaların yanlış kaynaması, kasların zorlanması, eklemlerin oynaklıklarını kaybetmesi veya yanlış vücut hareketleri gibi mekanik veya psikolojik olabilir. Hastadaki belirtiler teşhis koymaya yardım etseler de çok önemli değildirler. Belirtileri ortadan kaldırmaktan ziyade hasta tedavi edilmeye çalışılır. Natüropatlar, akut hastalıkların iyileştirici güçlerin vücudu normal duruma getirebilme çabaları sonucunda ortaya çıkan durumlar olduğu temeline dayanarak çalışırlar. Belirtilerin ortaya çıkmasının belirli bir gerekçesi olduğuna inandıkları için onları bastırmayı istemezler.

Natüropatiye göre duvara vurduğu için başı ağrıyan bir kimseye aspirin vermek yerine başını duvara vurması engellenmelidir. Oysa modern tıp başını neden vurduğunu araştırıp onu engellemek yerine hastaya aspirin vererek belirtiyi ortadan kaldırmaya çalışır. Aslında ilaç vermek hastanın yaşam biçimindeki yanlışlıklarını ortaya çıkarmaktan daha kolaydır. Fakat ne yazık ki anlık ve yüzeysel çözümlere talebin çok fazla olmasından dolayı eğer bir ülkenin sağlığını natüropatiye dayalı bir çizgiye oturtabilsek yinede ilaç endüstrisine ihtiyacı olacaktır.

Natüropati özellikle boğaz ağrısı, kolit, gastrit, bronşit, hemoroid, sindirm ve karaciğer rahatsızlıkları gibi akut hastalıklarının yanı sıra tüberkiloz gibi daha ciddi hastalıkların tedavisinde iyi sonuç vermektedir. Nedenleri farklı olduğu için aynı hastalık değişik hastalarda farklı şekilde tedavi edilir. Öncü bir natüropat şöyle diyor:

“Biz hastalıkları tedavi etmiyoruz, iyileşmeyi harekete geçiriyoruz ki, bu daha olumlu bir şeydir. Tıbbın diğer dallarında olduğu gibi bazen bizde başarısız olabiliyoruz, fakat en azından hastaya doğrudan zarar verecek bir şey yapmıyoruz. Başarısız olmamız ise hastanın yaşam tarzında önerdiğimiz değişiklikleri yapmamasından kaynaklanıyor. İşte o zaman güç, hastanın hayatını değiştirmeye teşebbüs etmeyen ve belirtileri ortadan kaldırmak için bir sürü ilaç veren doktorların eline geçiyor. Bu durum herkesin, özellikle doktorların çok hoşuna gidiyor. Uygulamada ise bu, sonsuz sayıda tıbbi destek ve ilaç kullanımına varıyor. Çünkü doktorlar hastanın içinde yaşadığı durumu değiştiremiyorlar ve uygulaması en kolay yolu tercih ediyorlar. Bu ise çoğunlukla hastanın sorunlarını çözmediği gibi, gittikçe daha çok destek aramasına neden oluyor. Biz ise hastanın daha çabuk iyileşmesi ve kendine daha yeterli hale gelmesine çalışıyoruz.”

Ne Düşünüyor, Ne Yiyorsunuz?
Yaşamınızı ve kendinizi bütün yönleriyle ele almalı ve eğer gerekliyse yaşam biçiminizi bütünüyle yeniden düzenlemelisiniz. Diyet bütün sağlık alanları için en önemli başlangıç noktasıdır. Eğer yapı taşları “yiyeceklerimiz” yetersiz olursa sağlıklı dokuların ve hayatın iyileştirici güçlerinin gerektiğince çalışamayacaktır. Eğer yiyecekler eksik olursa, en isabetli tedbirler bile işe yaramaz. Bu yüzden her vakada yiyecek bir başlangıçtır. Gıdalarımızın çoğunun doğal olmadığı temelinden hareketle bilinçli yemek yemeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bu sadece otla besleneceğiz anlamına gelmiyor. Başarılı olabilmek için kendi kendinize yardımcı olmaya inanmalısınız ve bunun içinde uygulanabilir şeyler yapmalısınız. Mümkün olduğunca doğal, faydalı ve rafine edilmemiş gıdalar kullanın ve daha fazla temiz hava alıp, spor yapmaya çalışın.

Tanım olarak hastanın içinden olmayan hiçbir şey kullanmamayı hedefleyen bu teknik istisna olarak reçetelere, bitkisel ve homeopatik ilaçlara başvurabiliyor. Bu tür ilaçlar aktif etki göstermekten ziyade vücudun kendi savunma mekanizmalara yardımcı olmada kullanılır. Ameliyatlara %100 karşı olmamalısınız. Ve cerrahi müdahale gerektiren durumlar olduğunu kabul etmelisiniz. Yine de ameliyatın son çözüm olduğu birçok hastalığın sağlıklı yaşam ile daha önceden önlenebileceğini kabullenmelisiniz. Yaşlı ve tükenmiş bir vücut için yeni sağlık rejimleri oluşturmak anlamsızdır. Diyete yeni yaklaşımlar getirmeden vücudunuzun metabolik sistemlerini oruç yoluyla temizleyebilirsiniz. Oruç aç kalma olarak anlaşılmamalıdır. Amaçlanan, vücut için fizyolojik bir dinlenme ve yeni diyete başlamadan önce vücudun artık maddelerden temizlenmesini sağlamaktır. Oruç sırasında sebze ve meyve suları içilir. Sadece bu bile birkaç gün içinde fark edilebilen sonuçlar sağlar.

Natüropatiye göre birçok hastalığın sebebi zihinseldir. Bir sorununuz olduğunda en çok hissettikleriniz ve düşündükleriniz önemli. Hastalığın temelinde yatan baskı ve stresleri ortaya çıkarmalısınız. Zihin gereksiz baskılardan kurtulduğu zaman vücut kendini iyileştirmede serbest kalır. Bunun ne derece önemli olduğunu da bütün doktorlar iyi bilirler.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.