Yeşilçamın Yıldızı Filiz Akın

Buğulu bakışları, masum ve güzel yüzüyle Türk halkının kalbini fethetti. Türk sinemasının dört yoncasından biri olan Filiz Akın’ın kanser hastalığına yakalandığını duyduğumuzda toplum olarak üzüldük..
—
Filiz Akın, 1962’de Artist dergisinin düzenlediği yarışmayı kazanarak Yeşilçam’a adım attı ve ilk filmi “Akasyalar Açarken”de Türk seyircisiyle buluştu.
Mücadelesinde ona dualarımızla ve sevgimizle destek verirken; yıldızın yaşama olan bağlılığını imrenerek seyrettik. Ve o yine başardı, her zamanki gibi.. Şimdiyse binlerce hasta insan için düzenlenen sosyal sorumluluk projelerinde yer alarak onlar için umut kapılarını aralamaya devam ediyor..
117 filmde rol alan Türk Sineması’nın ‘sarışın masum güzelinin bir süre önce kanser hastalığına yakalandığı haberi hepimizi üzüntüye boğdu. Kansere karşı gösterdiği örnek mücadele ve kazandığı zaferle sağlığına kavuştuktan sonra yaşadıklarını “Hayata Merhaba” adlı kitabında anlattı. Daha sonra da hastalığı süresince aldığı notlardan yararlanıp “Filiz Akın’la Güzelleşmek” adlı ikinci kitabını hazırladı. Bu arada boş durmadı ve yardıma ihtiyacı olan hasta insanlara umut olabilecek projelerde yer aldı.
İlk olarak Meme Vakfı yararına “Sarı Bilezik” kampanyasını başlattı. Bir milyon adet satılan sarı bileziğin geliri, vakfa son teknolojiyle hazırlanmış mamogram cihazı alınması için bağışlandı.
Daha sonra “Umut Evi” projesinde yer aldı. Bu amaçla da mavi bilezikler satışa sunuldu. Ankara Hacettepe Üniversitesi bünyesinde şehir dışından tedaviye gelen ve kalacak yeri olmayan kanser hastaları için bu projeden elde edilen gelirle bir ev yaptırıldı.
Filiz Akın şimdi de “Starkey İşitme Vakfı”nın “Dünya İşitebilsin Diye” adlı projesinde yer alıyor. Projenin Türkiye tanıtımını üstlenen sanatçı sadece Türkiye’deki değil dünyanın her köşesindeki fakir çocuklara yardım etmek için elinden geleni yapıyor.
BU MUTLULUĞUN BEDELİ PARAYLA ÖLÇÜLEMEZ
Filiz Akın: Kanserle ilgili gördüğüm tedavinin yan tesiri olarak işitme kaybım oldu. Bazen daha fazla, bazen daha az duyuyorum. İlk kez duymayan insanların neler yaşadıklarını hissettim ve gördüm. Sanki su altında yaşıyormuş gibi hissediyor insan kendisini. Bu nedenle de bu vakfın çalışmalarında birebir yer almak istedim. Vakıf bana da kulaklık hazırladı ve az işittiğim günler takıyorum, çok yararlı oluyor. Bu arada vakfın Türkiye’deki çalışmaları sırasında; yani bin çocuğa kulaklık uygulanırken zaman zaman çalışmaları gözlemledim. İlk kez duyan çocukların sevincini paylaşmak bana büyük bir mutluluk verdi. Çocukların ücretsiz işitme cihazı kampanyasından yararlanması için gereken tek şart herhangi bir sosyal güvencenin olmaması. Yaş sınırı konusunda çok keskin kurallarımız yok. Birilerine yardımcı olmak bana her zaman zevk veriyor, özellikle yardım ettiğim kesim çocuklar ise daha çok mutlu oluyorum. Bunun verdiği mutluluğu hiçbir parayla ya da hiçbir başarıyla kıyaslayamam. Yani insan kendisi için sevinebilir ama 1000 çocuğu bir anda sevindirmiş olmak gerçekten muhteşem bir duygu…
KANSERDEN DEĞİL, AMELİYATLARDAN ÜRKTÜM
Filiz Akın: Hastalığımı ilk öğrendiğimde önce algılayamadım. Yapılacak ameliyatlar söylendiğinde ise gözlerimden yaş gelmeye başladı. Ameliyatlar sonunda kör ya da sağır olabileceğimi, beynimde hasar olabileceğini söylediler. Doktorum ‘Kası tamamlamak için göğsünüzden parça alınacak, kol kaslarınızda çekilme olacak, kolunuz aşağıya düşecek’ dedi. İşte beni ağlatan bu sözler oldu. Şua tedavisiyle birlikte boynumda yaralar oluştu, bunlar sulanıyordu. Her gün yaralarımı sabunla yıkıyor, ertesi gün tekrar şuaya giriyordum. Yani yaranın üzerine tekrar şua veriliyordu. Kanser ölüm değil, artık tedavisi var. Ama tedavi süreci ağır oluyor. Acılı, ateşli, kusmalı bir hastalık. Koridorlarda kusuyor, bayılıyorsunuz. Uyandığımda her yerim yanıyor, ağzımın içi kan doluyordu.
EŞİM BANA ÇOCUĞU GİBİ BAKTI
Filiz Akın: Eşimle birbirimizi seviyorduk ancak bunu birbirimize sözle ifade etmemiştik. Hastalık döneminde birbirimizi ne kadar sevdiğimizi daha iyi anladık ve ilk kez birbirimize bunu söyledik. Bir insan ancak çocuğuna böyle destek olur. Bana çocuğu gibi baktı. Kimseye bırakmadı beni. Mecbur olmadıkça kendi elleriyle baktı. Kadın çok kırılgan ve sevgiye odaklı bir varlık. O yüzden erkekler çoğu zaman kadınları anlamadıklarını söyler. Bütün bunların altında sevgi isteği vardır. Erkek sevdiğini kadına söylerse kadın mutlu olur.
HASTALARIN UMUDU OLDU
Filiz Akın: Sarı ve mavi bilezik kampanyaları sayesinde maddi imkanı ve sosyal güvencesi olmayan kanser hastalarına tedavi olanağı yaratabilmek için Hacettepe Üniversitesi’ne bağlı Umut Evi’nin açılmasını sağladık. Kanser pahalı bir hastalık. Hiç parası olmayan, sosyal güvencesi bulunmayanlar ortada kalıyor. Umut Evi, kalacak yeri olmayan hastalar için hem ev, hem hastane ortamı sağlıyor. Parası olanlar daha duyarlı olmalı. ‘Umut Evleri’ni bütün illerde hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Bu bilezikler insanların duyarlılığının simgesi. Herkes takmalı.
HERKES ORGAN BAĞIŞINA KATILMALI
Filiz Akın: 14 Ekim’de organ bağışı kapsamında radyodan bir çocuğun çağrısını duydum. Belirli bir zamanda organ bulunamayıp nakil yapılmazsa yakında öleceğini ve binlerce başka kişinin de aynı durumda olduğunu söyleyerek insanları duyarlı olmaya ve organ bağışında bulunmaya çağırıyordu. Asıl üzücü olan, kaza sonrası sadece makinelerle yaşayan, geri dönüşü olmayan beyin ölümlerinde dahi “Allah’tan ümit kesilmez” veya “günah olabilir” diye organ bağışlamayı kabul etmeyen insanların olması. Hayatları uygun bir organ nakliyle kurtulacak ya da sona erecek pırıl pırıl çocukları, gençleri, büyükleri, yakınları olan insanları düşününce çok üzüldüm. Bu ne kadar zor bir beklemedir! Lütfen iyi düşünün. Tıbben geri dönüşü olmayan bir durumdaki yakınınız organlarıyla başkalarında yaşasın. Kendi sonu, başka insanlara hayat versin; kararan dünyalar yeşersin, çiçek açsın. Bundan güzel bir şey olabilir mi? Aslında kendine bir güzellik bağışlamak bu. Bir hayat kararırken başka hayatları aydınlatarak yaşamak, yaşatmak.
ŞÖHRET GEÇER; İNSAN YAŞAMINDA EN ÖNEMLİ ŞEY AİLEDİR!
Filiz Akın: Aslında şöhret yaptığım işle gelen geçici bir şey. Gelir kullanırsın sonra da gider; tıpkı bonus gibi. Şöhretli olmanız sizin müstesna olduğunuzu göstermez. En önemli şey aile. Genç yeteneklerin önceliği de bence aile olmalı; çünkü şöhret geçiyor, elinizde aile kalıyor. Yeni nesil sanatçılarda çok fazla sanatçı sorumluluğu yok. Ben çok meşhur, halka malolmuş birinin rastgele konuşmasını kabul edemiyorum. Reyting kaygısı mı onları bu hale getirdi bilemiyorum. Konuşma tarzları çok kötü. Sanatçı sorumluluğu var, herkes ona göre davranmalı. Kötü örnek oluyorlar. Tabii beğendiğim birçok yeni sanatçı da var. Hande Ataizi, Nurgül Yeşilçay, Sanem Çelik gibi.
GÜZELLİĞİNİN SIRRI ELMA VE SU
Filiz Akın: Güzel kalmamın en büyük sebebi pozitif düşünmem. Ayrıca çok fazla elma yiyorum. Mutlaka her gün bir buçuk litre su içilmeli. Ancak bu, gece yatarken yapılmamalı. Gece içilen su vücudu yoruyor ve dinlenmesini engelliyor. Cilt güzelliği için sigara içilmemeli. Her gün mutlaka en az bir elma yenmeli. İnsan ne kadar negatifse yüzünde o kadar çizgi olur. Her olay karşısında pozitif düşünülmeli. Hastalığımdan önce doğadaki birçok güzelliği görmediğimi fark ettim. Şimdi bir kar yağışının bile insanı ne kadar mutlu ettiğini görüyorum. Bir şeyler öğreneceğim sohbetleri dinlemek, küçük gruplar halinde bazen teke tek arkadaşlarımla konuşmak; oğlumla, kızlarımla olmak, torunumla oynamak beni çok mutlu ediyor. Belki size çok sıradan gelebilir ama ben küçük şeylerle mutlu olabilen bir insanım. Ön yargılı olmaksızın iyi niyet ve sevgiyi asla yanımdan ayırmak istemem.







