google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Hayat Derslerini Anlamak

Hayat Derslerini Anlamak

İnsan her gün yeni bir şey öğreniyor. Önemli olan hayatın öğrettiklerini anlamaktır. Tabii alıcıları yeterince açık ise. 

Eylem Yalın


Hayat derslerini anlamak aslında yaşamı da kolaylaştırır. Ben bugün kendine faydası olmayan insanın kimseye faydası olmayacağını, cahil dostun olacağına akıllı düşmanın olmasının en iyisi olduğunu öğrendim.

Kendine faydası olmayan kişi, Nurdan Hanım, yakından tanıdığım biri. Zengin bir ailede büyümüş, hayatı boyunca hiç sorumluluk almamış, harcamalarını yaparken düşünmemiş, akarken tutmasını bilmemiş… Gün gelmiş, babası iflas etmiş, hastalanmış, aile dağılmış, ama Nurdan Hanım bir türlü kabullenememiş olanları. Eski günlerdeki gibi yaşamayı sürdürmüş. Kredi kartları ne güne duruyor diye düşünmüş. Bir kaç kez borçlarından dolayı hacizlik hale gelmiş, ama ailenin küçüğü, en akıllısı ve çalışkanı olan kızkardeşi kurtarmış onu beter olmaktan.
Kendi küçücük canıyla elinden geleni yapmış ablası için.
Zaman geçmiş, Nurdan Hanım hiç çalışmak nedir bilmemiş, istememiş.
Beklemiş ki gelsin paralar bir yerlerden. Tabii ki gelmemiş. Nasıl olmuşsa olmuş, yine yapmış borçları, yine düşmüş dara. Bu sefer kuzeninin kapısını çalmış. Ağlaya ağlaya parası olmadığını, kartların borçlarını ödeyemediğini, ah bu hallere nasıl düştüğüne inanamadığını söylemiş. Yemin billah etmiş, önündeki bir kaç ayı atlatınca borcunu ödeyeceğine.
Kuzeni bu duruma bir anlam verememiş. Çünkü halihazırda bir işi yokmuş onun da. Hatta iş arıyor, bir yandan da yakın zamanda rahatsızlanıp yatalak olan anneannesine sahip çıkmaya, onun masraflarını karşılamaya çalışıyormuş. Bunu da eşinden destek alarak yapmaktaymış. Hatta yıllardır bu şekilde sırtlanmış gitmekteymiş de aileden hiç soran olmamış “yardım edelim mi?” diye, oysa anneanne Nurdan Hanım’ın da anneannesiymiş, ziyaretine bile gitmediği…
Aynı gün oturmuş Nurdan Hanım’ın annesi Hümeyra Hanım’ın evinde konuşurlarken laf açılmış duvarda asılı saatten. Hümeyra Hanım ballandıra ballandıra anlatmaktaymış saatin meğer antika değerinde olduğunu. Hatta tamirine daha bir hafta önce, tesadüf bu ya, tam da Nurdan Hanım’ın borcunu kapatmak için lazım olan paranın yarısı kadarını verdiğini.
Bu arada, bir de fal faslı olmuş, kapatılan kahve fincanlarının arifesinde. Kuzeni, Nurdan Hanım’a falında bir ada gördüğünü söylemiş.
Nurdan Hanım da atlayıvermiş “Ay sonunda gideceğiz, günlük şu kadar ama üç gün kaçalım dedik, çok sıkıldık”.
Kuzen donmuş kalmış.
Az önce kendisinden borç isteyen Nurdan Hanım nasıl olur da bu kadar rahat, umarsız, tutarsız olabilirmiş. Ya o ağlamalar sızlanmalar?
Dersini almış kuzen. Kaçarak oradan uzaklaşmış. Yol boyunca edindiği hayat  tecrübesini tartmış kafasında.
“Sen sen ol işine gücüne sahip çık, faydalı bir insan ol” demiş içinden…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.