Kulak Çınlaması Yaşamı Etkiliyor!

Kulak Çınlaması Yaşamı Etkiliyor!

Çınlama kendi başına işitme kaybı oluşturmamakla birlikte, hastalık değil bulgu olarak kabul edilir. Çocukluk çağından itibaren her yaştan bireyde görülebilen çınlama, toplumda oldukça yaygın görülmekte ve yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10-15’ini etkilemektedir. Uzmanlar, kulak çınlamasını önlemek için kulakların yüksek ses-gürültüden korunmasını tavsiye ediyor.

Mina Gök

Odyoloji Uzmanı

Tıp dilinde “Tiinitus” olarak adlandırılan kulak çınlaması, “bulunulan ortamda ‘o’ ses olmamasına rağmen, varmış gibi duyulma, işitilme hissi” olarak tanımlanır. Duyulan ses, hastalar tarafından; tiz veya bas bir ton, uğultu, çınlama, tıslama, ıslık, cırcır böceği sesi gibi değişik şekillerde tanımlanabilir. Tek taraflı veya iki kulakta birden, aralıklı veya sürekli ortaya çıkabilmektedir.

Objektif çınlamayı, uzman da duyabilir…

Çınlamayı daha detaylı değerlendirmek için objektif ve subjektif çınlama olmak üzere iki grupta incelemenin mümkün. Objektif kanıtlanabilir çınlama, vücutta oluşan örneğin kan akışı veya kas hareketi sesinin kulağa ulaşması sonucunda hissedilir. Değerlendiren uzman steteskopla veya yaklaştığında hastanın duyduğu ses duyulabilir. Objektif çınlamayı çoğunlukla damar ve kas nedenli baş, boyun, çene veya uzuvlardaki belirli manevralar tetikleyebilir.

Subjektif çınlamayı sadece o kişi duyuyor

Subjektif yani öznel kulak çınlaması, fiziksel bir olgudan kaynaklanmayan ve sadece kulak çınlaması olan bireyin duyabildiği seslerdir. İç kulaktaki duyu hücrelerinde ses uyarımı olmadan yani sesin olmadığı durumda, sinir sistemindeki anormal uyarılmadan oluşan bir durumdur. İşitme sinirinde veya beyne giden yollarda meydana gelir.

Subjektif çınlama dış kulak yolu, kulak zarı, orta kulak, iç kulak, işitme siniri ve sonrasındaki yapıların problemlerini kapsayan nedenlerle metabolik veya nörolojik hastalıklarla, bazı ilaçların yan etkisi ve psikolojik faktörlerle ortaya çıkabilir.

Subjektif çınlamanın görülme sıklığı, objektif çınlamaya göre çok daha yüksektir. Kulak çınlaması şikâyeti olan kişilerin yüzde 1’den daha azında objektif çınlama görülürken geri kalan yüzde 99’undan fazlasında subjektif çınlama görülür.

Yaşam kalitesini etkileyebilir

Çınlama her bireyde farklı şekilde ortaya çıkar. Bazı hastalarda küçük bir sıkıntı iken bazı hastalarda uyku düzenini bozarak, endişeye sebebiyle depresyon gibi duygusal ve psikolojik semptomlara neden olabilir. Şiddetli kulak çınlamasına, özellikle seslere karşı tahammülsüzlük olarak tanımlanan hiperakuzi veya algılama problemleri eşlik edebilir.

Kulak çınlamasında işitme kaybı görülebilir

Kulak çınlaması olan bireylerde genellikle işitme kaybı görülür ancak bu durum çınlama varsa işitme kaybı vardır şeklinde yorumlanmamalıdır. Normal veya normale yakın işitmeye sahip kişilerde de çınlama görülebilir. Çınlamanın yaygınlığı ve şiddeti, işitme kaybının derecesi ile artış göstermekle birlikte işitmenin tamamıyla yok olması durumunda da bireylerin şiddetli çınlama şikayetlerinin devam ettiği bilinir.

Yüksek ses maruz kalmak ve travmalar çınlamaya neden olabilir

Yaşlılığa bağlı oluşan işitme kaybında da çınlama görülebilir. Kafa travmasından kaynaklanan işitme siniri yaralanmaları, genellikle kulak çınlamasıyla sonuçlanmaktadır. İşitme sinirindeki tümör varlığı da yine hemen hemen her zaman çınlama ile birlikte görülür. Birçok araştırmanın konusu olmasına rağmen, çınlamanın oluşum mekanizması tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak genel olarak yüksek sese maruz kalmak, iç kulağı etkileyen işitme kayıpları, kulağa gelen bir darbe veya patlama gürültüsü gibi akustik travma ve bazı ilaçların yan etkileri çınlama ile ilişkilendirilir.

Hiperakuzi ve depresyon eşlik edebilir

Kulak çınlamasının bireyin tüm hayatını etkileyerek yaşam kalitesini bozabilir. Şiddetli kulak çınlamasına normal şiddetteki seslere karşı aşırı hassasiyet olarak tanımlanan hiperakuzi ve depresyon gibi duygusal bozukluklar eşlik edebilir. Rahatsız edici derecede kulak çınlaması yaşayan hastalar için kesin bir tedavi seçeneği yoktur fakat mevcut tedavi stratejileri ile çınlamanın şiddetini azaltmak ve yaşam kalitesini iyileştirmek amaçlanır.

Tedavi için birçok seçenek bulunuyor

Çınlamanın karakterini belirleyebilmek için odyologlar tarafından sessiz test kabinlerinde hasta yanıtları baz alınarak frekans (tizli-bas) ve şiddet eşitleme yöntemleri kullanılır. Tedavi için birçok seçenek bulunmaktadır. İşitme cihazları mevcut seçeneklerin başında gelir. İşitme cihazlarının sağladığı çevresel sesleri yükseltme, mevcut çınlamayı bastıracak, cihaz içindeki maskeleme seçenekleri, okyanus veya doğa sesleri ile çınlamanın işitilmesini azaltacaktır.

Bilişsel Davranışçı Terapiler de kullanılabilir

Antidepresanlar da durumun psikolojik yükünü hafifletmek için sıklıkla tercih edilir. Ek olarak Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), çınlamanın yarattığı psikolojik güçlükleri azaltmak amacıyla kullanılan psikolojik terapi yöntemlerindendir. Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS), çınlama tedavisi için dünya çapındaki kliniklerde kullanılan etkinliği kanıtlanmış bir diğer yöntemdir. Tercih edilen tedavi seçeneklerinden biri de odyologların uyguladığı Tinnitus Retraining Therapy (TRT)’dir. TRT, kulaktan beyne uzanan sinyal transferinden sorumlu mekanizmalarda değişiklik yaratmayı ve böylece doğrudan çınlama kaynaklı reaksiyonları hafifletmeyi hedefleyen danışmanlık ve ses terapisidir.

Kulak çınlamasını önlemek için!

– Kulaklarımızı yüksek ses/ gürültüden korumaya,

– Enfeksiyon riskini azaltmak için kulaklık ve/veya işitme cihazı temizliğine,

– Özellikle stres/anksiyete açısından duygu-durumu stabil tutmaya özen gösterilmelidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.