Üzüntü Kaos Nedeni

Türkiye’yi yasa boğan Beşiktaş’taki hain terör saldırısı, toplumun her kesimi üzerinde üzüntü, keder, umutsuzluk, korku ve öfke gibi pek çok duyguya neden oldu. Toplumları derinden etkileyen terör olaylarında amaç korku duygusunu harekete geçirmek, kutuplaştırma ve birlikteliğe zarar vermektir.
Doç. Dr. Alper Evrensel
Psikiyatri Uzmanı
Üzüntü, öfke, korku ve tedirginlik gibi duygular yaşanan terör olaylarından sonra toplumun geniş kesiminde ortaya çıkar. Terörün amacı korku duygusunu harekete geçirmek, az sayıda kişiye zarar vererek kat kat fazla kişiyi etkilemektir.
Terör saldırıları nedeniyle şehit olan kişiler ve yakınları doğrudan etkilenir. Bu kişilerle fikir ve ülkü birliği içindeki kişiler ise dolaylı olarak etkilenerek hayatlarında birtakım düzenlemeler yapmaya giderler. Terörün asıl amacı, hayatı olağan akışından çıkarmak, korkunun egemen olduğu, gergin bir ortam yaratmaktır.
Kontrollü, dikkatli ve temkinli olunmalı
Terör saldırılarının hemen ardından şok ve tepki dönemi yaşanır. Bu dönemde bireysel ve toplumsal tepki üst düzeydedir. Bu tepkili dönemde insanlar tahriklere açıktır. Terörün bir diğer amacı da kutuplaştırma ve toplumdaki birlikteliğe zarar vermektir. Tahrik olabilen insanlar birbirlerine karşı tepkisel davranarak kaos ortamı çıkmasına zemin hazırlayabilir.
Duygular denetlenemiyorsa uzmana danışılmalı
Bu nedenle saldırılardan hemen sonraki dönemde sağduyulu olmak ve soğukkanlı davranmak gerekir. Tepki, öfke, hüzün ve intikam gibi duygular çok yoğun hissedilse bile kontrollü olunmalıdır. Hayatın akışında belirgin bir değişiklik yapmadan ama daha dikkatli ve temkinli şekilde yaşamaya devam edilmelidir. Eğer tüm çabalara rağmen öfke, tedirginlik ve korku duygularını denetlemekte güçlük çekiliyor ise bir psikiyatri uzmanından yardım almak faydalı olacaktır. Zira travmatik olaylardan sonra ortaya çıkan travma sonrası stres bozukluğu adında bir hastalık başlamış olabilir. Bu hastalığın tedavisi yapılmadığında etkisini yıllar boyu sürdürebilir.
Canlı bombanın akıl sağlığı yerinde değildir
Olay sadece bir intihar olarak görülse bile bunun kökeninde bir hastalık bulunur. Zira sadece bir intihar da değildir. Genelde depresyonla bağlantılı olarak ortaya çıkan intiharlarda kişi sadece kendi yaşamına son vermek ister. Başkalarına zarar vermek gibi bir amaç taşımaz. Hatta başkalarına zarar verdiğini düşündüğü için bile ölmek isteyebilir. Ancak intihar bombacısı bir kişinin hem ağır bir kişilik bozukluğu taşıması hem de akli dengesinin yerinde olmaması ihtimali çok yüksektir. Bu kişilerin genelde düzenli olarak ve özellikle de eylemlerinden hemen önce madde kullandıkları, madde etkisi altında iken mantıklı düşünme yeteneklerini kaybettikleri bilinmektedir. Eğer bir canlı bomba eylemini gerçekleştiremeden yakalanmışsa mutlaka bir psikiyatri kliniğine yatırılması ve tetkik edilmesi gerekir. Psikoz gibi ağır bir psikiyatrik bozukluk saptanır ise tedavi altına alınmalıdır.









