Ekonomik Kaygı ile Nasıl Başa Çıkılır?

18.04.2022
927
Ekonomik Kaygı ile Nasıl Başa Çıkılır?

Rutinler kişilerin olumsuz duygularla baş edebilmesinde önemli bir rol oynar. Yaşamdaki bazı faktörler mevcut rutinler üzerinde engelleyici ya da bozucu rol oynadığında sorun oluşabilir. Pandemi koşulları, mevcut ekonomik dalgalanma, günlük rutinlerin gerçekleşmesinin zorlaşması bozucu etki nedeni olabilir. Kişinin bu tablo karşısında ekonomik kaygı ile nasıl başa çıkacağını bilmesi kilit rol üstlenir.

Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan

Psikoloji Uzmanı

Kişilerin algıladıkları ekonomik durum ve yaşadıkları ülkedeki ekonomik dalgalanmalar, ruh sağlıkları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Burada asıl sorun; ekonomik kaygı ile nasıl başa çıkılacağının bilinmemesidir.

Kişi olumlu ya da olumsuz fark etmeksizin yeni bir durumla karşılaştığında kaygı belirtileri gösterebilir. Kaygı duygusu, dışarıdan gelen tehdidin tam olarak ne olduğunun bilinmemesi ve geleceğe yönelik sınırların belirsiz olmasından kaynaklı hissedilir.

Hayat aslında belirsizlikler üzerine kuruludur. Belirsizlikler ister olumlu olsun ister olumsuz, belirsiz olan her durum kişilerde bir takım olumsuz duyguları tetikleyebilir. Belirli düzeyde hissedilen kaygı aslında sağlıklıdır. Motive eder, tehlikelere karşı kendini-çevreyi koruma ve önlemler alarak hayatta kalmaya yardımcı olur. Örneğin; kişiyi çalışma, planlama, sorgulama, gelişme ve birikim yapmaya itebilen kaygı daha yoğun hissedildiğinde kişinin yaşamdan aldığı doyumu olumsuz yönde etkileyecek düşünce ve davranışlara itebilir. Dolayısıyla hissedilen kaygının yoğunluğu, kişinin günlük hayatındaki işlevselliği üzerindeki etkisi, ruh sağlığı üzerinde belirleyici faktör olabilir. Rutinler kişilerin olumsuz duygularla baş edebilmesinde önemli bir rol oynar. İçinde bulundukları belirsizliği gün içindeki rutinleriyle farkında olarak ya da olmadan belirli hale getirir. Örneğin, sabah belli saatlerde uyanmak, işe gitmek, sonrasında dışarıda bir şeyler içmek ya da yemek, spor yapmak, sosyal aktivitelerde bulunmak, belirli zamanlarda seyahat etmek, alışveriş yapmak, hobileriyle ilgilenmek kişilerin hayatındaki motivasyonel rutinler arasında yer alabilir.

Ekonomik kaygıyla başa çıkmada neler yapılabilir?

Geçmiş ve geleceğe yönelik hatalı düşünceler yerine gerçekçi ve işlevsel düşüncelere odaklanın. Olumsuz duygular karşısında duygusal yeme ya da duyguları bastırma gibi işlevsel olmayan tutumlardan uzak durmak son derece önemlidir. Duygu ve düşünceleri ifade etmek, aile ya da yakın arkadaşlardan maddi-manevi destek talep etmek, duygu paylaşımında bulunmak ve sevdiklerimizle vakit geçirmek gibi aktivitelerin olumsuz duygunun azalmasında önemli bir faktör olduğu düşünülmektedir. Yeterince iyi uyumak, düzenli beslenmek, kişiyi rahatlatacak yoga, meditasyon ya da gevşeme egzersizleri gibi tekniklerden faydalanmak da işlevsel baş etme yöntemleri arasında yer almaktadır.

Ekonomik durumu daha verimli şekilde yönetecek yolları değerlendirin

Ekonomideki belirsizlik ve tutarsızlıklar karşısında kişilerin ekonomik durumlarına göre yeniden planlama yapmaları oldukça önemlidir. Planlamalar başlangıçta kişide endişe ve ümitsizlik uyandırsa dahi özellikle öncelikli ödeme planlarının yapılması, giderlerin yeniden değerlendirilmesi gibi çözüm arayışlarının kişiyi uzun vadede rahatlatabildiği görülmektedir.

Ya Hep Ya Hiç” yerine rutinleri yeniden düzenleyin

Mevcut sürdürülebilir rutinlere mümkünse devam edilebilir. Devam edilmesi maddi-manevi açıdan güçlük oluşturan rutinler yerine yenilerini oluşturmak kişilerin olumsuz duygu durumları üzerinde rahatlatıcı etki oluşturabilir. Örneğin; maliyeti yüksek spor salonuna gitmekten tamamen vazgeçmek yerine ekonomik duruma uygun spor salonuna gitmek, evde spor yapmak ya da açık alanda yürüyüş yapmak gibi yeni rutinler oluşturmak kişilerin iyi olma halinde önemli rol oynamaktadır.

Sosyal medyanın aşırı kullanımından uzak durun!

Gün içerisinde gazete-televizyon gibi kitle iletişim araçları ve sosyal medya kanallarında ekonominin durumu hakkında çok fazla olumsuz habere maruz kalınır. Olumsuz durum, duygu-düşünceye sürekli maruz kalmak kişilerde kaygıyı tetikleyebilmekte hatta arttırabilmektedir. Sınırlandırmanın, kaygı belirtileri üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu söylenebilir. Tabii ki var olan gerçekliği inkâr etmek, görmezlikten gelmek değil. Birtakım bilgiler ve gündem takip edilmelidir. Ancak yoğun kaygı oluşturacak içeriklere sınır getirmek ve aşırı maruz kalmaktan kaçınmak iyi olma halinin artmasında önemli etkiye sahiptir. Örneğin; ‘sabah kalktığımda 10 dakika haberlere bakacağım’ şeklinde kişi kendi yaşam düzenine göre medya kullanımına sınırlama getirebilir. Tüm bunlara rağmen mevcut durumla baş etmekte güçlük yaşanıyor, duygu yoğunluğunda azalma olmuyor, duygunun şiddeti giderek artıyor, bu durum günlük hayat ve işlevselliği olumsuz yönde etkilemeye başladıysa psikoterapi desteğinin alınması, kişinin psikolojik iyi olma hali açısından oldukça önemlidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.